Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/27344 E. 2013/15630 K.

Konu: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/27344
Karar No
2013/15630
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; 2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; sanığın adli sicil kaydına göre, önceki suçların içinde tekerrüre esas alınabilecek en ağır mahkumiyetin Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/965-1221 sayılı hırsızlık suçundan hükmedilen 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası olduğu ve bu hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiğinin karar yerinde gösterilmeyerek, yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle infazda duraksamaya neden olunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve o yer Cumhuriyet Savcsının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, TCK’nın 53. Maddesi ve tekerrüre ilişkin bölümler çıkarılarak, 53. maddeyle ilgili bölüme “sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” tekerrüre ilişkin bölüme ise “5237 sayılı TCK’nın 58/6-7.maddesi gereğince, sanık hakkında hükmolunan cezanın, Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2001/965-1221 sayılı ilamı uyarınca, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” cümleleri yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Yakınanın 10.04.2007 tarihinde mahkemede alınan beyanında, sanıktan herhangi bir talebinin olmadığını bu nedenle uzlaşmanın gerçekleştiğini sanığında uzlaşmayı kabul ettiğini beyan etmesi karşısında, sanığın eylemine uyan konut dokunulmazlığını bozma suçu ile ilgili olarak 5271 Sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaşma kurumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, 2-Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; 3-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; sanığın adli sicil kaydına göre, önceki suçların içinde tekerrüre esas alınabilecek en ağır mahkumiyetin Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/965-1221 sayılı hırsızlık suçundan hükmedilen 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası olduğu ve bu hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiğinin karar yerinde gösterilmeyerek, yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle infazda duraksamaya neden olunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/27344, K. 2013/15630, T. 02.07.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-27344-e-2013-15630-k-076e0797ad70