Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/25148 E. 2012/6152 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/25148
Karar No
2012/6152
Karar Tarihi

Hırsızlık suçundan sanık ... ’ın, müşteki ...’a yönelik eyleminden dolayı 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1, 523, 55/3, 81/2-3, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri gereğince 282.000.000 Türk lirası ağır para cezası ile müşteki ...’ya yönelik aynı suçtan, aynı Kanun’un 493/1, 522, 55/3, 81/2-3.maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay 1 gün hapis cezası ile müşteki ...’e yönelik suçtan dolayı anılan Kanun’un 493/1, 522, 55/3, 81/2-3. maddeleri gereğince 2 yıl 13 ay 11 gün hapis cezası ile keza aynı Kanun’un 71. maddesi uyarınca cezaların içtima ettirilerek neticeden 4 yıl 44 ay 12 gün hapis ve 282.000.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair FİNİKE Asliye Mahkemesinin 23/03/2000 tarihli ve 1999/265 esas, 2000/121 sayılı kararının infazı sırasında 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine sanığın müşteki ...’a yönelik suçundan dolayı önceki anılan hükmün aynen infazına müşteki ...’ya ve ...’e yönelik suçlarından dolayı ayrı ayrı anılan Kanun’un 142/1-b, 143, 31/3, 58/1-7.maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezaların infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına dair, aynı Mahkemenin 05/08/2005 tarihli ve 1999/265 esas, 2000/121 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 08/08/2006 gün ve 36616 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/09/2006 gün ve 2006/185390 sayılı yazısı üzerine Daireye gönderilmiş olup, Dairemizin 15.10.2009 gün ve 2007/18695 Esas- 2009/13315 karar sayılı noksanlığın ikmal edilmesine dair, kararına karşı Adalet Bakanlığının 14.12.2009 gün ve 2006/14340/70465 sayı ile sözkonusu noksanlığın ikmal edildiğine ilişkin yazısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 5.10.2010 gün ve 237041 sayılı kenar yazısı ile infaz dosyası 07.10.2010 tarihinde Dairemize yeniden gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddelerindeki Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2005 tarihli ve 2005/11724-19669 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesinin 2. fıkrasında “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” 3. fıkrasında ise “Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.” şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, sanık hakkında Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 11/02/1999 tarihli ve 1999/151-27 sayılı mahkumiyet hükmü sebebiyle ve tekerrüre esas olduğu gerekçesiyle, suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette, hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde, Sanık ... ’a isnat olunan suçların 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında bulunduğu cihetle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi gereğince adı geçen sanık hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinde, Kabule göre de, Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 23/01/2006 tarihli ve 2005/16216 esas, 2006/124 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu eylemin hırsızlık fiili yanında 5237 sayılı Kanunu’nun 116. maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve aynı Kanun'un 151/1.maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması” Dairemizden istenilmiştir. TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden, kabulü ile hırsızlık suçlarından sanık ... hakkında Finike Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 05.08.2005 tarih ve 1999/265 Esas, 2000/121 sayılı kararın 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi gereğince BOZULMASINA, Mahkemesince yeniden yargılama yapılarak bozma doğrultusunda karar verilmesi için dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/25148, K. 2012/6152, T. 28.03.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-25148-e-2012-6152-k-f183cc701652