Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/2094 E. 2012/4566 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/2094
- Karar No
- 2012/4566
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık HÜKÜM : TCY'nın 142/1-b, 143, 53 ve 58. maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası, hak yoksunluğu, mükerrirlere özgü infaz rejimi, denetimli serbestlik Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması, olanaklı görülmüştür. Sanığın, yakınanın işyerinden çeşitli eşyalar ile birlikte oto anahtarını alıp, bu anahtarla işyerinin önündeki otoyu çaldığı ... olmakla eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK’nun 44. maddesi delaletiyle 142/2-d. maddesine uyan tek hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde aynı Yasanın 142/1. maddesi ile uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Gerekçeli karar başlığında suç yerinin yazılmaması 2-Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 142/1. maddesi ile temel ceza belirlenirken, uygulanması gereken madde bendinin kararda gösterilmemesi, 3- Sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması, 4-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; tekerrüre esas alınan ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması, kabul ve uygulamaya göre de; 5275 sayılı Yasanın 108/4 maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, sanığın infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu düşünülmeden, infazı kısıtlayacak biçimde denetimli serbestlik süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi şeklinde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.