Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/17089 E. 2013/11156 K. – Yağmaya Teşebbü
Konu: Yağmaya Teşebbüs, Kasten Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/17089
- Karar No
- 2013/11156
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağmaya Teşebbüs, Kasten Yaralama
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağmaya teşebbüs, kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı ../.. -2- maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Kasten yaralama suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince: Dosya kapsamındaki kesin hekim raporuna göre, yakınanın olay nedeniyle hayati tehlike geçirmeden 3 gün iş ve güçten kalacak şekilde yaralandığı ancak 5237 sayılı TCK’daki kriterler esas alınarak yeni bir rapor alınmadan yazılı şekilde kasten yaralama suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmaktadır. 5237 sayılı TCK’nın 149/2. maddesinin, “yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun netice sebebiyle ağırlaşmış hallerin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır” şeklindeki hükmü karşısında; öncelikle yakınanın 5237 sayılı TCK’nın 86 ve 87.maddesinde belirtilen kriterleri karşılayacak şekilde raporu aldırılıp, belirtilen Yasanın 87.maddesinde düzenlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış halin olayda gerçekleştiği tespit edilir ise 765 ve 5237 sayılı TCK. hükümleri ayrı ayrı uygulanıp lehe yasa değerlendirmesi yapılması gerektiği; kasten yaralama suçunun ağırlaşmış halleri olayda gerçekleşmeyip 5237 sayılı TCK’nın 86.maddesinde düzenlendiği şekilde yakınanın yaraladığı tespit edilirse, yaralama eyleminin yağma suçunun öğesi olduğu gözetilip 5237 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan değerlendirmede ayrıca kasten yaralama suçundan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 14/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...