Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/16184 E. 2011/5471 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/16184
Karar No
2011/5471
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıklar hakkında kurulan Burhaniye Sulh Ceza Mahkemesinin 19.12.2003 gün ve 2002/551 Esas 2003/61 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmediğinden kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Sanıklar hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık ...’e ilişkin ilk hükmün, bu sanık savunmanı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 7.Ceza Dairesinin 18.10.2005 tarih 2004/36826 Esas 2005/18591 sayılı karar ile “Hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanununun 12.maddesinin b fıkrası ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olup, aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesi uyarınca lehe yasanın belirlenip 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu da gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirmesinde zorunluluk bulunması gerekçesiyle bozulmasına ve CMUK 325.maddesi uyarınca hükmü temyiz etmeyen sanıklar ..., ... ve ...’e sirayetine” denilerek kararın bozulduğu, mahkemece yeniden yargılama yapılıp hükmü temyiz etmeyen sanıklar ..., ... ve ...’ün yargılamaya katılarak 31.07.2007 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; somut olayda 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesi hükmünün lehe yasa değerlendirmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulama koşul ve uygulama olanağının bulunmadığı; 5252 Sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, sanıklar hakkında verilen 19.12.2003 gün ve 2002/551 Esas 2003/61 Karar sayılı hükümlülük kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hakkında hüküm kesinleşmiş olan sanıklar hakkında tekrar yargılanma sürecine dahil dilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir. Bu nedenlerle; sanıklar hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE; 5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, lehe yasanın belirlenmesi yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 18.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/16184, K. 2011/5471, T. 18.04.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-16184-e-2011-5471-k-7856686d0934