Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/1056 E. 2013/3249 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/1056
- Karar No
- 2013/3249
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5237 sayılı TCK'nın 37. maddesinde faillik, TCK'nın 38. maddesinde yardım etme ve TCK'nın 38. maddesinde ise azmettirmeye yer verilmiştir. Azmettirme belli bir suç işleme hususunda henüz bir düşüncesi olmayan kişide bir başkası tarafından suç işleme kararının oluşmasının sağlanmasıdır. Eğer kişi daha önce suç işleme kararı vermiş ise bu halde artık azmettirmeden değil TCK'nın 39/2. maddesindeki manevi yardımdan bahsedilebilinir. Azmettiren konumundaki kişinin kasden hareket etmesi ve suç işleme konusunda karar oluşturmayı suçun bu kişi tarafından işlenmesi hususu azmettirenin suçun kanuni tanımındaki unsurları kapsaması gerekir. Yani azmettirme varlığı için sanığın olaydan sonraki davranışlarından çok olaydan önceki davranışları göz önüne alınmalıdır. Somut olaya gelince; yaş küçüklüğü nedeniyle soruşturması ayrı yürütülen sanık Erdi Buğuhan'ın katılanın bulunduğu aracın kapısını açıp içeriden katılana ait çantayı alarak annesi olan sanık ...'ın evine gittiği, tanıklar ... ve ... sanığın evinin önüne gittiğinde, önce sanık ... evden çıkarak evde kimse olmadığını söyleyip kapıyı kapattığı, bu sırada olay yerine gelen polislerin sanığın evinin kapısının açılması için çalmalarına karşın bir süre evin kapısının açılmadığı, daha sonra sanık ...'ın kapının önüne çıkarak olayın büyütülmemesini söyleyerek çanta ve paraların iade edileceğini söyledikten sonra evden üzerinde kaban ile küçük bir çocuğun çıktığı, polis tarafından şüphelenilmesi üzerine kız çocuğunun üzerinde yapılan aramada çantanın ele geçirildiği, sanık ...'ın evinde yapılan aramada ise katılana ait paraların bir kısmının sanık ...'a ait asılı bulunan gömlek cebinde, ayrıca katılana ait gözlüğünde evdeki sobanın içerisinden bir kısmı yanmış şekilde bulunduğu, sanık ...'ın hazırlıkta aşamasında Emniyet Müdürlüğünde verdiği beyanında gözlüğün kendisine başkaları tarafından verildiğini, mahkeme aşamasında ise gözlüğün kızına ait olduğunu ifade ettiği anlaşılmakla; öncelikle, yaşlarının 18'den küçük olması nedeniyle soruşturması ayrı yürütülen sanıklar .... ve ... hakkındaki dava dosyası ile bu dosyanın, delillerinin bir bütün halinde değerlendirilmesi için olanaklı ise birleştirilmesi, olanaklı değil ise dava dosyası getirtilip incelenip, gereğinde beyanlarına da başvurularak kanıtların bir bütün halinde değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken; sanık ...'ın henüz suç işleme düşüncesi bulunmayan çocuğu olan küçük sanık ... da ne şekilde bu fikri oluşturduğu her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı kanıtlar gösterilip açıklanmadan varsayıma dayalı değerlendirme ile yetinilip yazılı şekilde karar verilmesi; Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 11.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.