Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/7560 E. 2010/14085 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/7560
- Karar No
- 2010/14085
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın, yakınanın iş yerine girdikten sonra bilgisayar kasası ve monitörü alıp, olay yerinin yakınında derenin içine sakladıktan hemen sonra, suç yerine dönüp tekrar iş yerine girip, sosis, salam tükettiği anlaşılmış ise de,eylemin hem zaman ve aynı kast altında meydana gelmesi nedeni ile üzere atılı suçlar ile ilgili 5237 sayılı TCK 43/1 maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiş, Sanık hakkında Karşıyaka 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/661 E. ve 2007/915 sayılı Karar ile tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. I- İş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı Yasanın 53/3.maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanığın, yakınanın iş yerinden bilgisayar kasası, monitör ve kasada bulunan 50 TL bozuk parayı çaldıktan sonra, bilgisayar kasasını ve monitörü bilgi sahibi ...'ye verdiği, ...'ye telefon edip, bu eşyaları karakola götür demesi üzerine, ...'nin de bunları karakola götürüp teslim ettiğinin anlaşılması karşısında; kısmi iade nedeniyle yakınandan rızası sorularak, 5237 sayılı TCK.nun 168. maddenin 4. fıkrası delaletiyle aynı maddenin 3. fıkrasının uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2- 5237 sayılı Yasanın 53/3.maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.