Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/6123 E. 2010/13559 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/6123
- Karar No
- 2010/13559
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, Suç Eşyasını Satın Alma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ...’a hükmolunan cezanın, duruşmalı temyiz incelemesi için öngörülen ceza sınırının altında olması ve ayrıca istemin süresinden sonra yapılması karşısında, savunmanının bu yöndeki talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Yasanın 318. maddesi uyarınca REDDİNE; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Dosyadaki ... Karayolları Şube Müdürlüğünde görevli makine şefi ...’in 1.5.2008 günlü raporu ile ... ... Kısım şefi ...’in 6.5.2008 günlü rapor içeriklerine göre, suça konu 73 adet demir traversin Devlet Demir Yollarına ait, alınıp satılması yasak malzeme olduğunun anlaşılmasına karşın, sanıkların soruşturma evresinden itibaren yaptıkları savunmalarında malzemelerin hurda niteliğinde olduğunu ileri sürmeleri ve Turhal Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan 28.7.2008 günlü keşif tutanağı içeriği ile keşif sırasında çekilip dosyaya konulan fotoğraf görüntülerine göre hurdaya çıkartıldıklarının anlaşılması karşısında; suça konu traverslerin TCY.nın 142/1-a maddesi anlamında kamu kurum ve kuruluşlarına ait bir yerden çalındığına ilişkin kanıt bulunmadığı gibi, kamu yararına veya hizmetine tahsis edilmediği de gözetilerek, sanık ...'ın anılan Yasanın 141/1.maddesi yerine yazılı biçimde cezalandırılmasına karar verilerek fazla cezaya hükmolunması; 2-Suçun işlenmesi sırasında sanık ... tarafından kullanıldığı anlaşılan ... plakalı kamyonetin, hukuken ya da fiilen sanığa ait olup olmadığı belirlenmeden TCY.nın 54. maddesi uyarınca zoralımına karar verilmesi; 3-5237 sayılı Yasının 61. maddesiyle cezanın belirlenmesinde, izlenmesi gereken yöntem açık ve denetime imkan tanıyacak bir biçimde ortaya konulmuştur. Buna göre somut olayda ilgili suç tanımında belirtilen cezanın alt ve üst sınırı arasında ceza tayin edilirken cezanın belirlenmesine ilişkin madde hükmündeki ölçütler dikkate alınacaktır.Bu düzenleme ile soyut gerekçelerle cezanın alt ve üst sınırdan belirlenmesi şeklindeki yanlış uygulamanın önüne geçilmek istenmiştir.Bu açıklamalar ışığında bir suçtan dolayı TCK’nun 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurulacak ve somut gerekçeler de belirtilmek suretiyle kanundaki cezanın alt ve üst sınırı arasında takdir hakkı kullanılacaktır.Ayrıca temel ceza belirlenirken aynı Yasanın 3. maddesinin birinci fıkrasındaki ” Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” şeklindeki hüküm de gözetilmek zorundadır. Hakimin temel cezayı belirlerken değindiği gerekçesi suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçları, işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksirine dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik ile dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde yerinde ve yeterli olmalıdır. Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan cezanın şahsileştirilmesi kuralının da amacı ceza ve sanık arasında uygun dengeyi sağlamaktır. İki sınır arasında cezayı belirleme hakime ait ise de bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması bu bağlamda suçun işleniş şekli, önemi, sebepleri, kanun ve nizamlara muhalefet derecesi, kastın yoğunluğu, sanığın sosyal durumu, geçmişi, topluma kazandırılması hususlarının göz önünde tutulmasının yanında bu konudaki gerekçenin dosya ile uyumlu olması zorunludur. Kamu kuruluşuna ait olan traversleri, bu durumunu bilerek ancak piyasa değerinde satın alan sanık ...’nın, sanık ...’ın ikinci kez getirdiği traversleri satın almadığı ve sabıkalı olduğu kabul edilmesine karşın sabıkasız olduğu da gözetildiğinde işlenen fiilin ağırlığıyla orantısız şekilde, üst sınıra yakın ceza tayini; Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... savunmanı ile sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen tebliğname gibi BOZULMASINA, bozma nedenine göre, sanık ...’ın TAHLİYESİNE, başka bir suçtan tutuklu ya da hükümlü olmaması durumunda derhal tahliyesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına; 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesi gereğince -1- nolu bozmadan hükmü temyiz etmeyen sanık ...’in de yararlandırılmasına, 14.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.