Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/29580 E. 2010/17168 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/29580
Karar No
2010/17168
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Mala zarar verme, hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak, uyuşturucu madde kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelemede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine dayanışmalı olarak tahsiline karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükmün yargılama giderlerinin alınmasına ilişkin bölümünden “dayanışmalı olarak” kelimesinin çıkartılarak, yerine “sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” sözcüklerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme ve uyuşturucu madde kullanma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıkların yakalanmaları sırasında kullandıkları belirtilen uçucu maddenin, uyuşturucu madde niteliğinde olup olmadığı araştırılmadan, kime ait olduğu bilinmeyen, Adli Tıp Kurumunun 24/03/2008 tarihli “Bally” isimli maddeyle ilgili olarak vermiş olduğu raporuna dayanarak, sanıkların uyuşturucu madde kullanmak suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi, 2- Suç tarihihinde yürürlükte olan 5560 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde, uyuşturucu madde kullanmış olan sanıklar hakkında, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilebileceği öngörülmüş olduğundan; uyuşturucu madde kullanmış olan sanıklar hakkında, belirtilen iki seçenekten biri uygulanırken nedenleri tartışılıp yasal gerekçesi gösterilmeden, yerinde olmayan gerekçe ile hapis cezasına hükmedilmesi, 3- Suç tarihinde 18 yaşından küçük ve daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanıklar hakkında belirlenen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nun 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlara çevrilmeyerek, anılan maddenin 3. fıkrasına aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 26/10/2010 tarahinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/29580, K. 2010/17168, T. 26.10.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-29580-e-2010-17168-k-76f798c4004a