Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/27213 E. 2010/4975 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/27213
- Karar No
- 2010/4975
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/12/2009 tarihli kenar yazısı ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih,2006/5-182/182 sayılı kararlarında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir. Somut olayın incelenmesine gelince: Sanığın, hakkında ayrı ek karar verilen ... ile birlikte yakınana ait aracı çaldığı sabit görülerek Kırşehir Asliye Ceza Mahkemesinin temyiz yoluna başvurulmadan kesinleşen 07.06.2004 gün, 2001/890-2004/542 sayılı kararıyla 765 sayılı TCY'nın 493/2, 522/1, 55/3.maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezasıyla hükümlendirildiği, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın uyarlanması istendiğinde; aynı yasanın 142/2-d, 143/1, 31,. maddeleri uyarınca sonuçta 1 yıl 9 ay hapis cezasına dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildiği anlaşılmışsa da; 1. Yakınanın kapısını kilitleyerek park ettiği minibüsünün 3-4/09/2001 tarihinde çalındığının, 10.11.2001 tarihinde başka bir hırsızlık suçunda kullanıldığının yakınana hasarlı bir şekilde teslim edildiğinin anlaşılması ve yakınanın keşif sırasında düz kontak yapılarak aracının çalındığını belirttiği olayda, suçun ne şekilde işlendiğinin kesin olarak saptanamaması karşısında, eylemin 5237 sayılı TCY'nın 142/1-b maddesindeki suçu oluşturduğunun kabulü gerektiği halde, Mahkemeyi bu sonuca götüren nedenlerde açıklanmadan haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak suretiyle işlenen hırsızlık suçlarında uygulama olanağı bulunan aynı Yasanın 142/2-d maddesi ile hüküm kurulması, 2. Yakınanın, 03.09.2001 günü park ederek bıraktığı ve aynı gün saat 23:00 sıralarında bıraktığı yerde durduğunu gördüğü aracının 04.09.2001 günü saat 08:30 sıralarında çalındığını anladığı olayda suçun gece işlendiğini gösteren kanıtlar açıklanmadan hükümlü hakkında 5237 sayılı TCY'nın 143/1.maddesinin uygulanması, 3. Eylem nedeniyle verilecek temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi için duruşma açılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 4. Cumhuriyet Savcısının yazılı görüşünün dosyada bulundurulmaması, 5. Sanık hakkında hükümden sonra yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23 ve 24. maddelerinin değerlendirilmesi zorunluluğu, 6. Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 493/1, 522/1, 55/3. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’ nın aynı suça uyan 142/1-b, 31/3.maddelerinin ve uzlaşma hükümlerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğunun gözetilmesi, 7. Maddi ceza yasalarının kendi aralarında, infaz yasalarının da kendi aralarında ayrı ayrı karşılaştırılıp değerlendirilmesi gerekirken, infazda yetkileri kısıtlar şekilde infazın 5271 ve 5275 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’ın temyiz itirazı ile tebliğname içeriği bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, ek kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.