Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/23756 E. 2010/1648 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/23756
- Karar No
- 2010/1648
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm kendiliğinden temyize tabi olmakla hükümlüler savunmanları tarafından da temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/01/2007 ve 16/04/2008 tarihli tebliğnameleri ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükümlü ...’in 765 sayılı TCY’nin 497/2,80 ve 522/1.maddeleri uyarınca 25 yıl 8 ay ağır hapis cezasıyla hükümlülüğüne ilişkin 18.6.1991 gün ve 1980/88-1991/34 sayılı ilam bakımından, kendiliğinden temyize tabi olan yeniden hüküm kurulmasına yerolmadığına ilişkin 20.6.2005 gün ve 1980/88-1991/34 sayılı kararın temyiz incelemesi yapılmadan, anılan karardan sonra adı geçen hükümlü hakkında bu kez duruşma açılarak verilen 10.10.2006 gün ve 2006/197-2006/195 sayılı kararın, hükümlü ... bakımından yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanununun 98 ve 101/1.maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1.maddeleri uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir. Ancak; (a)Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde, değişiklik yapmışsa, (b)Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa, (c)Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, Duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir. İnceleme konusu karara gelince; Diğer hükümlüler ... , ... , ... , ... ve ... ile birlikte Orta Anadolu Bölgesinde şehirlerarası otobüslerde seyahat eden yolculara yönelik yağma suçunu işlemeyi kararlaştıran hükümlüler ... ve ...’in, tasarladıkları plan uyarınca hükümlüler ... , ... ... ve ... ile birlikte saat 22:00’de Adana’dan Ankara’ya gitmekte olan “Adıyamanlılar” adlı seyahat şirketinin otobüsüne yolcu gibi bindikleri, saat 01:30 sıralarında Aksaray iline yaklaşık 70 km. mesafede seyir halindeyken silah tehdidiyle durdurdukları otobüste şoför ve yolcu olarak bulunan yakınanlar ... ... , ... , ... , ... , ..., ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... ve ... ’ın paralarını ve eşyasını yağmalayıp, otobüsü baştan beri 01 FH 847 plakalı otomobille izleyen hükümlüler ... ve ... ’nın içinde bulundukları araca binerek kaçtıkları ... kabul edilerek Dairemizin 1992/6660-1992/6550 sayılı ilamıyla onanarak kesinleşmiş Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin 18.6.1991 gün ve 1980/88-1991/34 sayılı kararıyla 765 sayılı TCY’nin 497/2,80 ve 522/1.maddeleri uyarınca 25’er yıl 8’er ay ağır hapis cezasıyla hükümlendirildikleri, 1.6.2005’te yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nin uyarlanması istendiğinde ise; hükümlü ... hakkında 20.6.2005 tarihli kararla duruşma açılmaksızın dosya üzerinden verilen kararla 5237 sayılı Yasa gereğince verilmesi gereken ceza daha fazla olacağından adı geçen hükümlü hakkında “yeniden hüküm kurulmasına yerolmadığına”, hükümlü ... hakkında ise duruşma açılarak verilen 10.10.2006 tarihli kararla 765 sayılı TCY’nin 497/2, 80 ve 522/1.maddeleri uyarınca 25 yıl 8 ay hapis cezasına ve 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinde öngörülen haklardan yoksun bırakılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; 1-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlüler yararına olan Yasanın önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağının anlaşılması karşısında, hükümlülerin yakınan sayısınca ayrı ayrı (19) kez 5237 sayılı TCY’nin 149/1-a,c,h maddesine uyan yağma suçunu oluşturan eylemleri bakımından, cezanın bireyselleştirilmesi amacına yönelik takdir hakkının nedenleri de gösterilerek, temel cezanın belirlenmesi için, duruşma açılarak hüküm kurulması gerekirken hükümlü ... hakkında dosya üzerinden inceleme yapılarak yazılı biçimde karar verilmesi, 2-Hükümlü ... hakkındaki kararın incelenmesinde; a-5237 sayılı Türk Ceza Yasasına göre verilecek cezanın daha ağır olacağının belirlenmesi karşısında, 765 sayılı Türk Ceza Yasası uyarınca kurulan 18.6.1991 gün ve 1980/88-1991/34 sayılı ilamın adı geçen hükümlü yararına olduğunun saptanması nedeniyle yeniden 765 sayılı Yasa hükümleri uyarınca hüküm kurulmasına yerolmadığına, ayrıca 18.6.1991 gün ve 1980/88-1991/34 sayılı ilamla hükmolunan “ağır hapis” cezasının, “hapis” olarak infazına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, yazılı biçimde 765 sayılı Türk Ceza Yasası uyarınca tekrar hüküm kurulması, b-Nitelikli yağma suçundan 765 sayılı TCY’nin 497/2, 80 ve 522/1.maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilen hükümlü ... hakkında, anılan Yasanın 31 ve 33. maddeleri yerine 5237 sayılı TCY’nin 53/1-2. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılarak 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine aykırı davranılması, 3-Hükümlüler ... ve ... haklarında eylemleri nedeniyle uygulanan 765 Sayılı TCY’nin 497/2, 80, 522/1, 31 ve 33. maddelerine göre, 5237 sayılı TCY’nın aynı suça uyan yakınan sayısınca ayrı ayrı (19) kez 149/1-a,c,h ve 53/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında 765 sayılı TCY uyarınca kurulan önceki hükmün hükümlüler yararına olduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan kendiliğinden de temyize tabi olan kararların açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında yasanın yanlış yorumlanması suretiyle hükümlüler lehine yapılan uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 17.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.