Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/23028 E. 2012/22986 K.

Konu: Hırsızlık, Mala Zarar Verme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/23028
Karar No
2012/22986
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, Mala Zarar Verme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; 21/07/2004 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasanın 3/B maddesi ile değiştirilen 1412 sayılı CMUK.nın 305/1. maddesi uyarınca ikibin Yeni Türk Lirasına kadar olan mahkumiyet hükümleri kesin olup; hüküm tarihi, cezanın türü ve miktarı itibariyle hükmün temyizi olanaklı olmadığından sanık ... savunmanının temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince; Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede; Yakınana ait otomobilin kilitli kapısı bıçakla zorlanarak açıldıktan sonra düz kontak yapılmak suretiyle çalıştırıldığı ve çalındığı semtten başka bir mahalde şüphe üzerine polis ekibi tarafından durdurulduğunda sanığın araçtan inerek kaçmak isterken yakalandığının anlaşılması karşısında ve bu şekilde gelişen somut olayda; suçun işlendiği yer, sanığın suçtan sonra iadeye ilişkin bir davranışının bulunmaması ve otonun ele geçiriliş biçimi ve yeri itibariyle, “Malın geçici bir süre kullanılıp sahibine iade edilmek üzere” alındığına ilişkin bir kanıt bulunmadığı da dikkate alındığında, sübut bulan eylemin anılan Yasanın 146/1. maddesinde tanımlanan “kullanma hırsızlığı” olarak nitelendirilemeyeceği düşünülmeden yazılı şekilde uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/1.maddesinin (a),(b),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Koşullu salıverme kararının geri alınmasına karar verme yetkisi ilk hükmü veren mahkemeye ait olup, mahkemesine ihbarda bulunulması ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ve "koşullu salıvermenin geri alınmasına'' ilişkin bölümler çıkartılarak yerine; sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53/1.maddesinin (a),(b),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına ve Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/395 değişik iş sayılı ilamıyla hakkında 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası nedeniyle 09.06.2006 tarihinde şartla tahliye olduktan sonra bihakkın tahliye süresi içerisinde “kasıtlı suç işlediğinden, şartla tahliyesinin geri alınması hakkında karar vermek üzere mahkemesine bildirimde bulunulmasına” cümleleri yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/23028, K. 2012/22986, T. 06.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-23028-e-2012-22986-k-e0581b38e106