Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/21228 E. 2013/5504 K. – Yağma, Yağmaya
Konu: Yağma, Yağmaya Kalkışma, Silahla Tehdit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/21228
- Karar No
- 2013/5504
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma, Yağmaya Kalkışma, Silahla Tehdit
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, Yağmaya kalkışma, Silahla tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Yağma suçunun, 5237 sayılı TCK’nın 149/1. maddesinin (a) bendine aykırı biçimde silahla, ( c) bendine aykırı biçimde birden fazla kişi ile birlikte, (d) bendine aykırı biçimde iş yerinde, (h) bendine aykırı biçimde geceleyin işlendiğinin anlaşılması karşısında, uygulama bendlerinin gösterilmemesi, yerinde eklenmesi olanaklı yazım hataları olarak kabul edilmiştir. Yağma eyleminin, silahla, birden fazla kişi ile birlikte, iş yerinde ve gece işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 149/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (h) bendinin uygulanması sırasında, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, gösterilen gerekçe karşısında bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 191/2. Maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 21/10/2001 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş olması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, III-Sanık ... hakkında yağmaya kalkışma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Yağmaya kalkışma eyleminin, birden fazla kişi ile birlikte, iş yerinde ve gece işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında aynı Yasa'nın TCK’nun 149/1. maddesinin (c), (d) ve (h) bendinin uygulanması sırasında, 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, gösterilen gerekçe karşısında bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, 19.10.2001 tarihlerinde, yakalanamayan arkadaşı ile birlikte, geceleyin yakınanın iş yerine gelerek yakınandan ücretsiz olarak içki ve sigara istediği, yakınanın kabul etmemesi üzerine, '' Sen iyice kaşındın, burada ekmek yemek istiyorsan akıllı olacaksın ve bizi idare edeceksin, eğer şikayet edersen hapse girip çıksakta tekrar gelip seni bulacağız'', diyerek bir şey almadan iş yerinden ayrıldığı, bir gün sonra 20.10.2001 tarihinde, iş yerine yeniden gelerek tekrar yakınandan tehdit ile içki ve sigara isteyerek alamadan ayrılan sanığın kastını başlangıçtan beri aynı malları almaya özgülediğinin anlaşılması karşısında, sanığın iki eyleminin tek bir yağmaya kalkışma suçunu oluşturacağının gözetilmemesi, Kabule görede; 1-) Yağmaya kalkışma eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 149/1. maddesinin (c) bendine aykırı biçimde birden fazla kişi ile birlikte, (d) bendine aykırı biçimde iş yerinde, (h) bendine aykırı biçimde geceleyin işlendiğinin anlaşılması karşısında, uygulama bendlerinin gösterilmemesi, 2-) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.