Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/18328 E. 2010/13608 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/18328
Karar No
2010/13608
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I.Sanıklar ... ve ... hakkındaki hükmün incelenmesinde; Sanıklara yüklenen ve 765 sayılı TCY’nın 492/1-son .maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, suç tarihi olan 02.11.2001 tarihi ile inceleme tarihine göre geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II. Hükümlü ... hakkındaki hükmün incelemesine gelince; Ankara 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2002 gün, 2001/1374-2002/1079 sayılı hükümlülük kararının, sanıklar ... ve ... savunmanı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 10.10.2005 günlü ilamında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi uyarınca lehe olan yasanın belirlenip sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına ve bozmanın niteliğine göre aynı yasanın 325.maddesi gereğince sanık ...'a da sirayetine ” denilerek bozulmasına karar verildiği ve bu Mahkemece her iki sanık hakkında görevsizlik kararı verilip, dosyanın Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesinden sonra, yeniden yargılama yapılıp, bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen sanık ...' da yararlandırılarak 31.10.2006 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; 5252 Sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, somut olayda 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesi hükmünün lehe yasa değerlendirmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulama koşul ve olanağının bulunmadığı; sanık ... hakkında verilen 25.12.2002 gün, 2001/1374-2002/1079 sayılı hükümlülük kararının adı geçen sanık yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerçeğinin, yasa koyucunun iradesine aykırı yöntemle çözülemeyeceği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanıklar ... ve ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca hükümlü ... hakkındaki davanın ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 15/07/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/18328, K. 2010/13608, T. 15.07.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-18328-e-2010-13608-k-5dfe26ac90fd