Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/1778 E. 2011/35469 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/1778
Karar No
2011/35469
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5237 Sayılı TCK’nın 142/1-b maddesiyle temel ceza belirlendikten sonra, öncelikle artırım maddesi olan aynı yasanın 143. Maddesinin uygulanması gerekirken yine aynı yasanın 35. maddesinin uygulanması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, Ancak, 1-Uzlaşma kurumu uyuşmazlığın yargı dışı yolla ve fakat adli makamlar denetiminde çözümlenmesini amaçlayan bir yöntemdir. İlk kez 5237 Sayılı TCK'nın 73/8 ve 5271 Sayılı Kaunnun 253 ve 255.maddelerinde yerini bulmuş, kanundaki düzenleme yeterli olmaması ve uygulamanın sınırlı olması nedeniyle 5560 Sayılı kanun ile 73/9 maddesi yürürlükten kaldırılmak suretiyle uzlaşma kurumu tümüyle Ceza Muhakemesi Kurumu haline getirilmiştir.CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde değişiklikle alanı genişletilirken yöntemi ile de taraflara uzlaşma teklifi kural olarak C. Savcısı tarafından veya C. Savcısının talimatı üzerine adli kolluk görevlisince kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddedilmesinin hukuki sonuçları anlatılarak yapılması bu şekilde yapılmamış ise bu işlemlerin mahkemede hakim tarafından yerine getirilmesi olanaklı kılınmıştır. 16/3/2007 tarihli duruşmada sanık ve kanuni velisi olan babasına uzlaşma teklifinde bulunup sanık ve babasının uzlaşma önerisini kabul ettikleri, mahkemece aynı duruşmada verilen ara kararıyla uzlaşma konusunda beyanının alınması için şikayetçinin zorla getirilmesine, sanık ve velisinin uzlaşma yönteminin belirlenmesi bakımından bir sonraki duruşmada hazır bulunmalarına, mazeretsiz olarak duruşmaya gelmedikleri takdirde uzlaşma teklifini reddetmiş sayılacaklarının ihtarına karar verildiği, bir sonraki 25/9/2007 günlü duruşmaya, sanık ve velisinin katılmadığı ancak sanık savunmanı ve yakınanın hazır olduğu, yakınanın aynı duruşmada alınan beyanında, motosikletinde herhangi bir zararın olmadığını, şikayeçi olmayıp uzlaşmak istediğini söylemesine rağmen yasanın kuruluş amacına uygun olmayan gerekçeyle uzlaşmanın gerçekleşmediğinin kabulüyle sanık hakkında hükümlülük kararı verilmesi, 2-Suça konu yerin olay tarihi itibariyle yasal anlamda bina niteliğinde olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde araştırılıp saptandıktan sonra, sonucuna göre 142/1-b maddesinin uygulamasının takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; 3- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 35.maddesi uygulanarak bulunan 1 yıl 6 ay hapis cezasının aynı yasanın 143. maddesi uyarınca 1/6 oranında artırım yapılarak 1 yıl 9 ay hapis, yine aynı Yasanın 31/2 maddesiyle indirim yapılırken 10 ay 15 gün hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, verilen hapis cezasının aynı yasanın 50/3,50/1-a ve 52/2 maddeleriyle günlüğü 20 liradan paraya çevrilerek neticeten 6.300 TL. yerine 5.400 TL. Adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına 12/07/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/1778, K. 2011/35469, T. 12.07.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-1778-e-2011-35469-k-3250fd15e243