Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/16130 E. 2012/22350 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/16130
Karar No
2012/22350
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : 1-)765 sayılı TCK.nun 494/4 ve 99 maddesi uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine Dair 2-) 5237 sayılı TCK.nun 142/2-d, 168/1, 53/1-2 maddeleri- (1 Yıl 5 Ay 10 gün hapis cezası ve infaz süresince TCK.nun 53/1 maddesindeki haklardan yoksun bırakılma) Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-Sanığın, anahtar uydurmak suretiyle mağdura ait aracı bulunduğu yerden alıp bir müddet dolaştıktan sonra, araçtaki oto teybi ve iki adet hoparlörü alarak aracı terk edip olay yerinden ayrılması biçimindeki eylemlerinin tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, eylemin bölünerek aracın çalınmasına yönelik eylemin kullanma hırsızlığı kabul edilerek şikayet yokluğu nedeniyle düşme, araçtaki teybin çalınması eyleminin ise anahtar uydurmak suretiyle hırsızlık kabul edilerek mahkumiyet karar verilmesi, 2-Sanığın, mağdurun aracındaki oto teybi ile iki adet hoparlörü hırsızladıktan sonra, yakalandığında göstermiş olduğu yerde oto teybinin ele geçirilerek mağdura teslim edildiği, iki adet hoparlörün ise bulunamadığı gibi aynen geri verme veya tazmin suretiyle de zararın giderilmediği, bu durumun ise kısmi iadeyi oluşturduğunun anlaşılması karşısında; mağdura kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre 5237 sayılı Yasanın 168. maddesiyle uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/16130, K. 2012/22350, T. 03.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-16130-e-2012-22350-k-8b096b1d06c9