Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/14572 E. 2012/18421 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/14572
Karar No
2012/18421
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 03.03.2004 tarihli iddianamede; sanığın, yakınan ...'e ait 16 Z 7379 plakalı aracı çalıp bir süre sonra terk ettiği olayla ilgili olarak ve ayrıca Adli emanetin 2004/1333 sırasına kayıtlı eşyaların müsadere edilip edilmeyeceği hususunda, zamanaşımı süresi içinde mahkemesinden karar alınması olanaklı görülmüş, 5237 sayılı TCY’nın 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile, 765 sayılı TCY’nın 493/2 maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, hırsızlık suçunun yakınana ait aracın direksiyon muhafaza kilidi kırılarak ve düz kontak yapmak suretiyle işlenmesi ve yakınanların şikayetçi olması karşısında; sanığın eyleminin hırsızlık suçunun yanı sıra anılan yasanın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunu da oluşturduğu, bu suç yönünden CMK.nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCY ile 5237 sayılı TCY’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, sonuç cezanın açıkca sanık lehine olması nedeniyle ve karşı temyiz bulunmadığından, bu husus bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasının 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/14572, K. 2012/18421, T. 30.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-14572-e-2012-18421-k-39e389d4f36c