Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/13352 E. 2012/18224 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/13352
- Karar No
- 2012/18224
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hırsızlık suçunu yakınana ait işyerine girmek sureti ile işleyen sanık hakkında zamanaşımı içerisinde Cumhuriyet Savcılığı tarafından geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan işlem yapılması olanaklı görülmüştür. Adli sicil kaydına göre kasten adam öldürme suçundan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7.maddesi ile uygulama yapılmaması ve yakınana ait işyerinden 250 TL bozuk para ile sigara çalan sanığın sigaraları poşetlere doldurup işyerinden çıkarak evine doğru yürüdüğü sırada, devriye görevi yapan polis araçlarının ışığını görmesi üzerine paniğe kapılarak ellerindeki poşetleri atıp kaçmaya başladığı, sanığın attığı poşetlerde çok sayıda sigara olduğunu gören kolluk görevlilerinin eylemin hırsızlık olduğunu değerlendirerek sanığı yakaladığı ve sanığın üzerinden de dükkandan alınan paraların çıkmadığının anlaşılması karşısında eyleminin tamamlandığı düşünülmeden 5237 sayılı TCK'nın 35.maddesi ile indirim yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine “Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.