Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/6516 E. 2010/7646 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/6516
- Karar No
- 2010/7646
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükümlü hakkında kurulan hüküm babasına tebliğ edilmiş ve yasal süreden sonra karar temyiz edilmişse de, hükümlünün söz konusu tarihte Cezaevinde olduğu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 232/6 ve 291. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak temyiz yasa yoluna başvuru hakkının hükümde gösterilmediği ve bu nedenle temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Suçun, geceden sayılan zaman dilimi içinde işlendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde açıklanıp gösterilmeden, lehe yasanın belirlenmesi amacıyla yapılan karşılaştırma sırasında 5237 sayılı Yasanın 143 ve 116/4. maddelerinin uygulanması, 2-) Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCY’nın 119/1-c maddesinin değerlendirmeye alınması gerektiğinin düşünülmemesi, 3-) Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY'nın 493/1. maddesiyle, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 142/1-b,; 116/1, 119/1-c; 151/1. maddelerinde öngörülen cezaların alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, 5271 Sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarında uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde 5237 sayılı Yasanın; gerçekleşmemesi durumunda ise, 765 sayılı yasanın hükümlü lehine olduğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.