Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/27123 E. 2010/12041 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/27123
- Karar No
- 2010/12041
- Karar Tarihi
Bina dahilinden hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 31/3, 62. Maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1, 2 ve 3. maddesinde sayılan haklardan yoksun bırakılmasına dair AKÇAKOCA Asliye Ceza Mahkemesinin 10/07/2008 tarihli ve 2008/50 esas, 2008/244 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 21.11.2008 gün ve 59093 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2008 gün ve KYB/256309 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 29.12.2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan yazıda; “Dosya kapsamına göre, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan sanık ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/4. maddesinde yer alan "fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, aynı Kanun'un 53/1.maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması” Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; Kanun Yararına Bozma istemine konu Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesinin 10/07/2008 tarih ve 2008/50-244 sayılı kararının son bölümünde, “Dair müştekinin ve sanığın yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı ...’un huzuru ile mütalaaya uygun olarak verilen karar 7 gün içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere açıkça okundu, usulen anlatıldı” şeklinde yazılması suretiyle yasa yolunun başlangıç süresi ile başvuru şeklinin usulüne uygun olarak gösterilmediği gibi anılan hükmün sanığa tebliğine de dosya içerisinde rastlanılmadığının anlaşılması karşısında, Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararı uyarınca hükmün kesinleşmediği ve kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek; 1-Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10/07/2008 gün ve 2008/50-244 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 2-Sanık ...’a anılan karara karşı; “başvurabileceği yasa yolunun temyiz, merciinin ilgili Yargıtay Ceza Dairesi, sürenin ve başlangıcının kararın tebliğinden itibaren bir hafta, başvurunun kararı veren Mahkeme ya da dengi diğer bir Mahkemeye dilekçe ya da tutanak yazmanına sözlü olarak yapılabileceği” hususlarını gösterir biçimde açıklamalı olarak yeniden yöntemine göre tebligat yapılıp, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve hükmün temyizi halinde, esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 01/07/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.