Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/25321 E. 2010/9443 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/25321
- Karar No
- 2010/9443
- Karar Tarihi
Tebliğname :Kanun Yararına Bozma/2008/229274 Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/lb, 35/2 maddeleri gereğince 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58/6. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra 3 ay denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair BAKIRKÖY 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2007 tarihli ve 2007/52 esas, 2007/1 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 23/10/2008 gün ve 51998 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/11/2008 gün ve KYB/2008/229274 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 01/12/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan yazıda; “Dosya kapsamına göre; 1-Suç tarihinin 08/12/2002 olduğu somut olayda, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesine nazaran lehe kanunun tespit edilerek uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesindc, 2-Sanık hakkında hükmolunan 2 yıl hapis cezasından 5237 sayılı Kanun'un 35/2 maddesi uyarınca 3/4 oranında indirim yapıldığında 6 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, 3-Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile de tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde şartla salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının hükme bağlandığı, bu sebeplerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tayin ve tesbiti gerektiği gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde 3 ay süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesinde, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması” Dairemizden istenilmiş ise de; Tebliğname :Kanun Yararına Bozma/2008/229274 TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Sanık ...'un yokluğunda verilen 11.09.2007 günlü hüküm, sanığa 07.11.2007 günü tebliğ edilmesine karşın, temyiz yasa yoluna başvurmamış ise de; ilkeleri Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 gün ve 9-18 sayılı kararında açıklandığı üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin belirtildiği halde, anılan kararın son bölümünde hükme karşı başvurulacak kanun yolları açıklanırken “... tebliğden itibaren 7 günlük sürede Yargıtay'da temyizi kabil olmak üzere …” biçiminde belirtilmek suretiyle başvurunun hangi makamlara ve ne biçimde yapılacağı gösterilmediği, bu nedenle sanığa yapılan tebliğin kendisine bağlanan sonuçları doğurmayacağı ve kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; Kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek; 1- Bakırköy 18.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2007 tarih ve 2007/52- 2007/1 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 2- Sanık ...'a anılan karara karşı temyiz yasa yolunun açık olduğu, başvuru süresinin tebliğden itibaren başlayacağı, başvuru merciini ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak yöntemine göre tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten, hükmün temyizi halinde esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 16/06/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.