Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/22731 E. 2010/8727 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/22731
- Karar No
- 2010/8727
- Karar Tarihi
Hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair, ANTALYA 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/03/2007 tarihli ve 2001/1935 esas, 2007/239 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 10/10/2008 gün ve 51460 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 31/10/2008 gün ve 218637 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 13/11/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." aynı maddenin 3. fıkrasında ise "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler derhâl uygulanır." şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette, hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; Mahkemenin 15.03.2007 gün ve 1935-239 sayılı kararı ile ‘sanığın yokluğunda, hükmün açıklanmasından itibaren 7 gün içinde mahkememize dilekçe yada katibe yapılacak başvuru üzerine Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar’ şeklinde yazılması suretiyle yasa yoluna başvuru süresinin tebliğden itibaren başlayacağının gösterilmediği, sanığa yapılan tebligatta da bu açıklamanın olmadığı gibi adresin de eksik yazılması nedeniyle tebligatın yapılamadığının anlaşılması karşısında, Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararı uyarınca hükmün kesinleşmediği ve kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek; 1- Mahkemenin 15.03.2007 gün ve 1935-239 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 2- Sanık ...’a, anılan karara karşı; başvuru süresinin tebliğden itibaren başlayacağı hususlarını da gösterir biçimde açıklamalı olarak yeniden yöntemine göre tebligat yapılıp, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve hükmün temyizi halinde, esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 08.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.