Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/21210 E. 2010/8015 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/21210
- Karar No
- 2010/8015
- Karar Tarihi
Tebliğname :Kanun Yararına Bozma/2008174322 Hırsızlık suçundan sanıklar ... ve ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 493/1-son, 522/1, 55/3, 59. maddeleri gereğince 1 yıl 5 ay 23 gün hapis cezası ile, aynı suçtan diğer sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1-son, 522/1, 59, 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 12/2. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince sanıklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca sanıkların 5 yıl süre ile denetim süresine tâbi tutulmalarına ilişkin, TEKKEKÖY Asliye Ceza Mahkemesinin 26/03/2008 tarihli ve 2007/216 esas, 2008/98 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 18/08/2008 gün ve 2008/10641/43429 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/08/2008 gün ve KYB/2008174322 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 04/11/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan yazıda; (1- Suçun islendiği tarih itibarıyla 18 yaşını ikmâl etmeyen sanıkların, hükmün açıklandığı son oturumda zorunlu müdafileri bulundurulmaksızın mahkumiyetlerine karar verilmek suretiyle savunma haklarının kısıtlanmasında, 2-Katılan ...'in, 19/10/2007 ve 26/03/2008 tarihli oturumlardaki ifadesinde, sanıkların zararını karşılamadıklarını beyan ederek şikayetçi olduğunu bildirmiş olması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı biçimde karar verilmesinde, 3-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/8 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanıkların 3 yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulmaları gerektiği gözetilmeden, aleyhe olacak şekilde bu sürenin 5 yıl olarak belirlenmesinde, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir. TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma yazınının (1 ve 2) nolu istemleri hakkında yapılan inceleme de; -2- Tebliğname :Kanun Yararına Bozma/2008174322 Kanun yararına bozma istemi, hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği, sanıklar hakkında Tekkeköy Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozmaya konu edilen kararında, sanıklar hakkında 5271 sayılı Yasanın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade edeceği, dolayısıyla ortada hukuki sonuç doğuran açıklanmış bir hükmün bulunmadığı, açıklanmayan hükümdeki hukuka aykırılıkların, ileride koşulları oluştuğu takdirde hükmün açıklanması durumunda temyiz edilmesi veya temyiz edilmeksizin kesinleşmesi halinde kanun yararına bozma istemine konu edilerek giderilebileceği anlaşıldığından, kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE; Kanun yararına bozma yazınının ( 3 ) nolu istemi hakkında yapılan incelemede; Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının duyuru yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile hırsızlık suçundan sanıklar ..., ... ve ... hakkında Tekkeköy Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 26.03.2008 tarih ve 2007/216 esas, 2008/98 sayılı kararın CMK’nun 309.maddesi gereğince BOZULMASINA, sanıklar hakkında, hüküm tarihinden önce 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasayla yapılan değişikliklerde göz önüne alınarak, hüküm fıkrasındaki “sanıkların CMK 231/8. maddesi uyarınca ayrı ayrı 5 yıl denetim süresine tabi tutulmalarına” ilişkin cümleden “CMK 231/8” ve “5 yıl” kelimeleri çıkartılıp yerine sırasıyla “5395 sayılı ÇKK.nun 23/1.” ve “3 yıl” kelimelerinin yazılmasına, hükümdeki diğer hususların saklı tutulmasına, 02.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.