Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/21198 E. 2010/7260 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/21198
Karar No
2010/7260
Karar Tarihi

Hırsızlık suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kilis Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 30/04/2008 tarihli ve 2008/976 soruşturma, 2008/515 esas, 2008/333 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174. maddesi gereğince iadesine dair, Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2008 tarihli ve 2008/201 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, KİLİS Ağır Ceza Mahkemesinin 06/06/2008 tarihli ve 2008/481 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 22/07/2008 gün ve 2008/9976 - 40496 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 14/08/2008 gün ve KYB.2008/164976 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 04/11/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; Dosya kapsamına göre, Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesince, şüphelinin ... otogarı yıkım işinde çalışıp çalışmadığı ve otogar enkazından suç konusu alimünyumları çalma ihtimalinin olup olmadığının otogarın yıkım işinden sorumlu kişi veya kurumdan tespit edilmesi gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, 5271 sayılı Kanun'un 170/2. maddesinde yer alan "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu, bu durumda, mahkemece iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilecek diğer deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiştir. TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre; 5271 sayılı CMK.nun 170/3 ve 174/1. maddelerinde iddianamede nelerin gösterileceği ve hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, buna göre; kolluk araştırması sonucu düzenlenen, sanık ...'m, diğer sanık ...'na sattığı alüminyum parçalarının, yakınana ait işyerindeki tavan parçaları ile aynı olduğuna ilişkin 24/04/2008 tarihli Tespit Tutanağı da dikkate alınarak, sanık ...'ın savunması doğrultusunda, adı geçenin, otogar yıkım işinde çalışıp çalışmadığının araştırılması hususunun, iddianamenin iadesi nedenleri arasında öngörülmediği ve kamu davasının açılmasını gerektirir yeterlilikte kanıtlar olduğunun anlaşılması karşısında; itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmadığından, Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 06/06/2008 gün ve 2008/481 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/21198, K. 2010/7260, T. 27.05.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-21198-e-2010-7260-k-6e014508cb8f