Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/197 E. 2011/485 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/197
- Karar No
- 2011/485
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Hükümlü ... hakkında kurulan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2004 gün ve 2003/79 – 2004/52 sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 Tarih ve 2007/125 – 186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...’e ilişkin ilk hükmün, bu sanık savunmanı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay C.Başsavcılığının 28.06.2005 günlü yazısıyla anılan sanık yönünden lehe yasaların belirlenmesi için iade edilmesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ...’ın da tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir. Bu nedenlerle; hükümlü ... hakkında kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine göre, gereğinin takdiri yönünden, Mahkemesine gönderilmesi için dosyanın hükümlü yönünden incelenmeden Yargıtay Başsavcılığına İADESİNE; Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince; Yağma suçu, 5237 sayılı TCY.nın 149/1. maddesinin (a, c, d) benlerine aykırı biçimde, birden çok kişiyle, işyerinde ve silahla işlenmesine karşın, temel cezanın belirlenmesi sırasında anılan maddenin (c ve d) bentlerinin değerlendirmeye alınmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; 2-5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine müteselsilen tahsiline karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğname gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ve yargılama gideri alınmasına ilişkin bölümler çıkarılarak, 53. maddenin yerine, “Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak, yargılama gideri bölümünün yerine “her iki sanık için ortak yapılan 25 TL yargılama giderinin sanıkların payına düşen oranda ayrı ayrı alınmasına’ sözcüklerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.