Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/11914 E. 2012/12535 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/11914
- Karar No
- 2012/12535
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık- kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak, konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında yakınanlar ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı hırsızlık; sanık ... hakkında yakınanlar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı hırsızlık; sanık ... hakkında yakınanlar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanık ...'ın adli sicil kaydına göre, yerine getirilmiş hükümlülüğü bulunduğu halde tekerrüre esas alınmaması; yakınan ..., ..., ... ve ...'den çalınan eşyaların değeri tespit edilmeden, yakınan ...'den çalınan eşya ve paranın değeri suç tarihine göre pek fahiş olduğu halde değeri pek hafif kabul edilerek sanıklar ... ve ...'in cezalarından 765 sayılı TCY'nın 522. maddesi gereğince indirim yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nn 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanık ...'ın kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumi- yetinin yasal sonucu olarak, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Birlikte suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine yazılı biçimde uygulama yapılarak 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş sanıklar ... ve ... savunmanları ile sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık ...'a ilişkin hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına"; yargılama giderlerine ilişkin bölüm çıkartılıp, "Yargılama giderinin sanıklardan payları oranında ayrı ayrı alınmasına" cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince; Suçun işlendiği 28.06.2004 tarihi ile inceleme tarihi arasında sanık hakkında uygulanan 765 sayılı TCY'nın 343/2. maddesinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, III-Sanık ... hakkında yakınan ...'a karşı hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.2.2009 gün ve 2008/250 - 2009/13 sayılı kararında belirtilen ilkeler ışığında, hükümden sonra yürürlüğe giren, 5728 sayılı Kanunun 562. ve 6008 sayılı Yasanın 7. maddeleri ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231/5. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.