Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/11870 E. 2010/5777 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/11870
Karar No
2010/5777
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, etkili eylem, memura mukavemet HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: A- Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçu nedeniyle kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.04.2007 günlü, 2007/10-71-98 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinde düzenlenmiş bulunan tekerrür, güvenlik tedbirlerine ilişkin bölümde yer almakta ise de, anılan düzenleme maddi ceza hukukuna ilişkindir. Hükümlülüğün yasal sonucu olmaması nedeniyle 5275 sayılı Yasanın 98 vd. maddeleri uyarınca infaz aşamasında bu konuda karar alınması mümkün değildir. Hangi mahkûmiyetin tekerrüre esas alındığı, tekerrür koşullarının bulunup bulunmadığı ve hükümlü hakkında kaçıncı kez tekerrür hükümlerinin uygulandığı ve tekerrür nedeniyle hükümlünün ceza evinde kalacağı süreye eklenecek sürenin belirlenmesi için mahkûmiyet hükmünde açıkça hangi hüküm nedeniyle kişinin mükerrir sayıldığı ve hangi mahkûmiyetin tekerrüre esas alındığının belirtilmesi gerekmektedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; tekerrüre esas alınan ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi, denetime olanak sağlaması bakımından da bu ilamın infaz tarihini içerir biçimde onaylı örneklerinin dosyaya getirtilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması, B- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında yakınan ...’ya yönelik hırsızlık; sanık ... hakkında etkili eylem; sanıklar ... ve ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçları nedeniyle kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince; 1- 27.12.2005 tarihli “Yakalama Tutanağı”, yakınan ..., katılan ... ve tanık ...’ nın aşamalardaki anlatımları, katılana ait Adli Tıp Kurumu ... Şube Müdürlüğünce verilen 28.12.2005 tarihli rapor, savunmalar ve tüm dosya içeriğine göre; olay günü gündüzleyin 15.30 sıralarında yakınan ...’nın ... semtinde dolaştığı sırada çantasının içerisindeki para cüzdanının çalındığı, yakınanın olaydan haberdar olmadığı için kolluğa başvurusunun bulunmadığı gibi, olayın görgü tanığının olmadığı, aynı gün ilk olaydan 3-4 saat sonra aynı bölgede sivil olarak devriye görevi yapan polis memurları katılan ile adı geçen tanığa, kimliği belirlenemeyen bir vatandaşın, ... caddesi ile ... caddesinin kesiştiği üst geçitte üç erkek şahsın üstgeçitten geçmekte olan vatandaşların yankesicilik suretiyle cüzdanlarını çaldıklarını ve çaldıkları cüzdanları kontrol edip içindekileri aldıktan sonra, üst geçidin altında bulunan çöp bidonuna attıklarını ihbar etttiği, bu görevlilerin belirtilen ihbarı kontrol etmek amacıyla üst geçidin bulunduğu yere gittikleri ve daha önceden benzer suçlar nedeniyle tanıdıkları sanıkları gördükleri, sanıklarında anılan görevlileri görüp kaçmaya başladıkları, yapılan takip sonucu sanık ...’in katılan ... tarafından kolundan yakalandığı, sanık ...’in yakalandığını gören diğer sanık ...’in arkadaşını kurtarmak amacıyla katılan ...’ı bıçakla, hayati tehlike geçirmeksizin, basit tıbbi müdahale ile giderebilecek nitelikte kolundan yaraladığı, katılanın sanığı bırakmaması üzerine sanık ...’in katılana bir kez daha saldırmak istediği ancak, tanık ...’nın müdahalesiyle sanıklar ... ve ...’ın olay yerinden kaçtığı, sanık ...’in ise kelepçelenerek karakola götürüldüğü, ihbar doğrultusunda üst geçidin altında bulunan çöp bidonu arandığında da yakınan ...’e ait cüzdanın bulunduğunun anlaşılması karşısında; a- Sanıkların hırsızlık suçunu işlediklerine ilişkin savunmalarının aksini ispatlayan, hükümlülüklerine yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı kanıtların neler olduğu kararda açıklanıp gösterilmeden, atılı suçtan hükümlülüklerine karar verilmesi, . b- Olay sırasında görevlilerce kovalamaca sonucu yakalanan sanık ...’in yakalandığında bırakılmasını sağlamak veya kaçmak amacıyla herhangi bir eyleminin bulunmadığı gibi, diğer sanık ...’ın da polisleri görünce herhangi bir eylemde bulunmadan olay yerinden kaçtığının anlaşılmasına göre; her iki sanığın ne surette görevliye direnme suçunu işlediği, katılan ve tanığın görevlerini yapmalarını nasıl engelledikleri, suç öğelerinin ne suretle oluştuğu ve suçun ne şekilde birlikte işlendiği açıklanıp gösterilmeden, sanıklar ... ve ... hakkında görevliye etkin direnme suçu ile ilgili yazılı biçimde karar verilmesi, c- Sanık ...’in katılan ...’i yaralaması eyleminin neticesi sebebiyle ağırlaşmış hal kapsamında bulunmadığı, 5237 sayılı TCY’nın 86/2. maddesi kapsamındaki yaralamanın görevliye etkin direnme suçunun unsuru olduğu gözetilmeden, adı geçen sanık hakkında etkili eylem suçundan da ayrıca ceza verilmesi, 2- Kabul ve uygulamaya göre de; a- Sanıklar ... ve ... hakkında görevliye etkin direnme suçu ile ilgili kurulan hükümde, 5237 sayılı TCY’nın 62. maddesi ile yapılan uygulama sırasında hesap hatası yapılarak eksik hapis cezasına hükmolunması, b- Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, maddede öngörülen hakların tamamından yoksun kılınmanın da hükümlülüğün doğal sonucu olup takdire bağlı bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların bazı haklardan yoksun kılınmasına karar verilmesiyle yetinilmesi, c- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.04.2007 günlü, 2007/10-71-98 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinde düzenlenmiş bulunan tekerrür, güvenlik tedbirlerine ilişkin bölümde yer almakta ise de, anılan düzenleme maddi ceza hukukuna ilişkindir. Hükümlülüğün yasal sonucu olmaması nedeniyle 5275 sayılı Yasanın 98 vd. maddeleri uyarınca infaz aşamasında bu konuda karar alınması mümkün değildir. Hangi mahkûmiyetin tekerrüre esas alındığı, tekerrür koşullarının bulunup bulunmadığı ve hükümlü hakkında kaçıncı kez tekerrür hükümlerinin uygulandığı ve tekerrür nedeniyle hükümlünün ceza evinde kalacağı süreye eklenecek sürenin belirlenmesi için mahkûmiyet hükmünde açıkça hangi hüküm nedeniyle kişinin mükerrir sayıldığı ve hangi mahkûmiyetin tekerrüre esas alındığının belirtilmesi gerekmektedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; tekerrüre esas alınan ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi, denetime olanak sağlaması bakımından da bu ilamın infaz tarihini içerir biçimde onaylı örneklerinin dosyaya getirtilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması, d- Adli Emanetin ... sırasında kayıtlı bıçağın sanık ...’e ait olduğu gözetilmeden ve bu bıçağın hangi suçun işlenmesi sırasında kullanıldığı da açıklanmadan zoralımına karar verilmesi e- 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiği düşünülmeden ve yargılama giderlerinin ayrıntı ve dayanakları da denetime olanak sağlayacak şekilde gösterilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile sanıklar ... ve ...’in temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 06.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/11870, K. 2010/5777, T. 06.05.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-11870-e-2010-5777-k-dd292f345f75