Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/23678 E. 2010/18744 K. – Hırsızlık,konut
Konu: Hırsızlık,konut Dokunulmazlığını Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/23678
- Karar No
- 2010/18744
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık,konut Dokunulmazlığını Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık,Konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde; 5237 sayılı TCY’nın uygulanan 142. maddesine (b) bendinin yerinde eklenmesi olanaklı görülmüş, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı, ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin “müteselsilen” sözcüğü çıkarılıp, yerine “sebep oldukları tutar kadar ayrı ayrı” ifadesinin yazılması suretiyle diğer yönleri, usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ./.. -2- II- Konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince; Sanık ...’ün önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğünün bulunması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) 5560 sayılı yasanın 24 ve 25. maddeleri ile değişik 5271 Sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma girişiminde bulunulması gerektiğinin düşünülmemesi, 2-) Sanık ... hakkında verilen hapis cezasının ertelendiğinin anlaşılması karşısında; kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından 5237 sayılı TCK’nun 53/1 ve 2. fıkra hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, 3-) Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereği sanık ...’in hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.