Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/21332 E. 2010/14235 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/21332
- Karar No
- 2010/14235
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağından, sanığın kararı öğrenmesi üzerine yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edildiğinden, İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2007 tarih ve 2005/1009-1432 sayılı sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararı kaldırılarak ve adli sicil kaydına göre, silinme şartları oluşmamış kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanığın gündüz vakti yakınanın evinin kapı kilidini kırarak içeri girip çaldığı eşyalarla birlikte bina çıkışında görgü tanığınca fark edilmesi üzerine etraftaki vatandaşlarca kesintisiz takip sonucu yakalandığının anlaşılması karşısında; eylemin kalkışma aşamasında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 2- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1, 62, 522, (hafif), 81/2-3 maddeleriyle 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 35, 53, 116/1, 53, 151/1, 53. maddeleri uyarınca, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarıyla ilgili olarak uzlaşma koşulları da değerlendirilerek uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı, ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, 3- Kabul ve uygulamaya göre de; Sanık hakkında TCY’nın 53.maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 23.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.