Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/17392 E. 2012/3352 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2007/17392
Karar No
2012/3352
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1) Yakınanın 29.06.2005 günlü oturumdaki ifadesinde çalınan beş adet dikiş makinasının ancak 4-5 kişi yardımıyla işyerinin 3. katından götürülebileceğini olay gecesi bölgede sanığın görüldüğünü bu nedenle ondan şüphelendiğini ileri sürmesi, eylemin gerçekleştiği iş yeri sitesinde güvenlik teşkilatının grup amiri olan ...'nun 29.10.2004 günlü kolluktaki ifadesinde, güvenlik görevlisi ... tarafından, sanık ...'ün ve yanında bir kişinin garaj çıkışında görüp konuşmasından 20 dakika sonra da kendisinin işyerinin garajının boş olarak tespit edildiğini eylemin anılan bu süre içerisinde gerçekleşmiş olabileceğini, tanık ...'in ise adı geçen sanığın 22.10.2004 günü (Ramazan ayının ilk haftalarında) cep telefonundan arayarak yedi tane “çift iğne” dikiş makinasının tanesinin 2,5 milyara satılık olduğunu alıp almayacağını sorduğunu, kendisinin olumsuz yanıt vermesi üzerine sanığın elindeki makineleri satmasına yardım etmesini istediği, adı geçen tanığın tekstil işi ile uğraşan ...'ın iki makineyi alabileceğini ancak ödemeyi çekle yapabileceğini bildirmesi üzerine sanığın makinaların hepsini aynı anda satmak istediğini ifade ettiği, bu arada satışa konu edilen makinaların hırsızlık malı olduğunu sanıktan öğrenmesi üzerine ...’ın ve kendisinin bu alım satım işleminden vazgeçtiklerini, sanığın ise tanık ... ile makina alım satımı yönünde aralarında bir konuşma geçtiğini ancak bu makinaları İstanbul’da ... ismindeki bir arkadaşının kendisine yönlendirdiği ... ismindeki bir kişinin satmak istediğini kendisinin de aracı olduğunu bunun dışında bir ilgisinin olmadığını, dikiş makinalarının hırsızlık malı olduğu yönünde bir açıklamasının bulunmadığı, yakınanın mali durumunun bozuk olup sigortadan para almak için bunları ortaya attığını gerçekte böyle bir olay da olmadığını ayrıca olay yerine yakın olan garaja abisi ...'ün aracının gelip gittiğini tanık güvenlik görevlilerinin abisi ile kendi aracını karıştırabileceklerini savunması karşısında; sanığın savunmasında belirttiği ... ve ... isimli kişilerin açık kimliklerinin belirlenmesi ve tanık sıfatıyla ifadelerinin alınması, ...'ün olay tarihinde güvenlik görevlilerinin belirttiği saatlerde garaja giriş çıkış yapıp yapmadığının tespiti, yakınanın eylem nedeniyle sigorta şirketinden tazminat alıp almadığı ve sigorta başlangıç tarihinin belirlenmesi ile anlatımlar arasında çelişkilerin giderilmesinden sonra delillerin bir bütün halinde takdiri ile sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı biçimde hüküm kurulması, 2) Kabul ve Uygulamaya göre; A- Yakınana ait üç katlı tekstil atölyesinin üçüncü katının 19.10.2004 günü saat 22.00 ile 20.10.2004 günü saat 08.00 arasında, giriş kapısı kırılarak içeride bulunan çalışma masasından çelik kasa anahtarının alınıp açılıp 2800 A.B.D doları, 50 adet mermi, şarjör, işyeri ve iş yerine ait araçların yedek anahtarları ile dört adet bilgisayar kasası ve monitörü, 5 adet dikiş makinası, faks cihazı kamera ve muhtelif eşyaların çalındığı olayda; 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile, 765 sayılı TCY’nın 493/1-2. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, hırsızlık suçunun gece vakti sağlam ve dayanıklı kapının kırılıp işlendiğinin yapılacak keşif ile tespiti sonucu düzenlenecek bilirkişi raporu ile tespit edilip sonucuna göre suçun vasıflandırılması ile şikayetin mevcut olması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/2-d maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra anılan yasanın 151/1. maddesindeki mala zarar verme ve 116/2-4. maddesinde belirtilen işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarını da oluşturduğu gözetilerek bu konuda hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, B-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/2 (sağlam ve dayanıklılığın saptanması halinde TCY'nın 493/1-2-son), 522. maddeleriyle 5237 sayılı Yasanın 142/2-d, 143 (gece işlendiğinin tespiti halinde), 116/2-4 (gece işlenmesi halinde), 151/1. maddeleri uyarınca, uygulama yapılıp, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme suçlarıyla ilgili olarak uzlaşma koşulları da değerlendirilerek, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasanın belirlenmesi gerekliliği, C- Sanığın suçu işlemediğini savunması, yakınanın işyerinin saat 22:00'de kapandığını, ertesi gün saat 08.00 da işçilerin geldiğinde, hırsızlık olduğunu anladıklarını söylemesi, olay tarihinde de güneşin 07.21’da doğduğunun anlaşılması karşısında; öncelikle 5237 sayılı TCK.nun 6/1-e maddesine uygun olarak, hırsızlığın saat kaçta gerçekleştiği duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptandıktan sonra, eylemin gece ya da gündüz gerçekleştiği belirlenerek, sonucuna göre TCK.nun 143. maddesinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması, D-TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde yasa maddesi de 13/1. olarak gösterilerek hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 22.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/17392, K. 2012/3352, T. 22.02.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2007-17392-e-2012-3352-k-39ed37674454