Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/14822 E. 2010/3355 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/14822
- Karar No
- 2010/3355
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükümlü ...’ın önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; I-Hükümlü hakkında yakınanlar ..., ..., ... ve ...’ya karşı eylemle ilgili kurulan hükmün incelenmesinde: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre hükümlü ... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA, II-Hükümlü hakkında katılan ...’a karşı konut dokunulmazlığını bozma suçuyla ilgili kurulan hükmün incelenmesinde: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir Ancak; 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “hak yoksunluğuna” ilişkin bölüm çıkartılarak ve “hükümlünün 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi 1. fıkrası ( c ) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki haklardan koşullu salıverme tarihine, diğer bentlerde yazılı haklardan ise özgürlüğü bağlayıcı cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Hükümlü hakkında katılan ...’a karşı hırsızlık ve mala zarar verme suçları ile ilgili kurulan hükmün incelenmesinde ise: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir Ancak; 1-Hükümlü yakalandıktan sonra katılanın evinden çalmış olduğu cep telefonu ve altınları verdiği kişilerin isimlerini söyleyip, kolluk güçlerince yapılan araştırma sonucu cep telefonu ve bir kısım altınların satıldığı yerden alınarak katılana iade edildiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nun 168/4. maddesi uyarınca kısmi iade nedeniyle sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına katılanın rıza gösterip göstermediği sorulmadan yazılı biçimde hüküm kurulması, 2-Mala zarar verme suçuyla ilgili hükmün esasını oluşturan kısa kararda cezanın asgari hadden belirlendiği belirtilerek hükümlünün “6 ay” hapis cezası ile cezalandırılmasına karşın, gerekçeli kararda “4 ay” hapis cezası ile cezalandırılmak suretiyle hükmün karıştırılması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 31/03/2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.