Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/14814 E. 2010/2496 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2007/14814
Karar No
2010/2496
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükümlü ... hakkındaki 14.6.2005 tarihli ilk ek karardan sonra 8.7.2005 tarihinde 5377 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi üzerine yeniden değerlendirme yapılarak verilen 21.7.2005 tarihli ikinci ek kararın hukuki geçerlilik taşıdığı ve 21.7.2005 tarihli ek kararın son bölümünde hükme karşı başvurulacak kanun yolları açıklanırken “ öğrenme tarihinden itibaren 7 gün içinde Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesine itirazı kabil olmak üzere…” dendiği, 21.7.2005 tarihli ek karara Sungurlu Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edildiği belirtilerek Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin 15.8.2005 tarih ve 2005/599 sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği, hükümlü ...'un 24.4.2006 tarihli dilekçe vermesinin ardından dosyanın Yargıtay'a gönderildiğinin anlaşılması karşısında: ek kararda hükme karşı başvurulacak yasa yolunun yöntemi açıkça belirtilmediği, Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 gün ve 114/113; 01.05.2007 gün ve 93/104; 20.02.2007 gün ve 46/39; 23.12.2008 gün ve 258/240 sayılı ve benzer kararlarında da ayrıntıları açıklandığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirtilmesi zorunludur. Bunlardan birisinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesi; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CYY’nın 34/2, 40/2, 231/2, 232/6. maddelerine açıkça aykırılık oluşturacağından ve yapılan tebliği geçersiz kılacağından hükümlünün 24.4.2006 tarihli dilekçesi süresinde ve hükümlü ile Cumhuriyet Savcısının temyiz istemlerinin 21.7.2005 tarihli ikinci ek karara yönelik olduğu, ayrıca Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 15.8.2005 tarih ve 2005/599 sayılı karar da yok hükümde kabul edilerek yapılan incelemede: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında; açıklandığı üzere sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir. İnceleme konusu karara gelince; Hükümlünün yanındaki diğer kişiyle birlikte geceleyin 23.30’da yakınana ait aracın kapısını anahtar uydurmak suretiyle açarak teybi çaldığı sabit görülerek Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin Dairemizce onanarak kesinleşen 22.9.1993 gün ve 1993/257-1994/351 sayılı kararıyla 765 sayılı TCY.nın 493/2,55/3,81/2-3. maddeleri gereğince 2 yıl 16 gün hapis cezasıyla hükümlendirildiği; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun uyarlanması istendiğinde, 21.7.2005 gün 1993/257-1994/351 sayılı ek kararla eylemin 5237 sayılı Yasa hükümleri ve 5275 sayılı Yasanın 108.maddesinin sanık yararına olmadığından söz edilerek istemin dosya üzerinden reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; 1-)5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca uygulanan yasa maddeleri ve ceza sürelerinin denetime olanak sağlanması bakımından karar yerinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-) Maddi ceza yasalarının karşılaştırılması ile lehe yasanın belirlenmesi konusu ile doğrudan veya dolaylı ilgisi bulunmayan ve infaz yasaları yönünden yerine getirme aşamasında gözetilmesi ve tartışılması gereken 5275 Sayılı Yasaya gönderme yapılması ve 5275 Sayılı Yasanın 108. maddelerine dayanılmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi, 3-) 765 sayılı Yasada bu tür eylemlerde ağırlaştırıcı neden olmayan “gece” kavramının 5237 sayılı Yasanın 143.maddesine göre cezayı artırıcı neden olmasının ve artırım oranının saptanması amacıyla, bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, 4-)Hükümlü hakkında uygulanan 765 sayılı TCY.nın 493/2, 55/3, 81/2-3. maddeleriyle, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/2-d, 143/1, 31/3.maddelerinin; anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, uygulamaya göre hükümlü yararına Yasa hükümlerinin belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 11.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/14814, K. 2010/2496, T. 11.03.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2007-14814-e-2010-2496-k-0f3603301eca