Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/14255 E. 2010/1459 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/14255
- Karar No
- 2010/1459
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Red Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık hakkında yapılan yargılama sırasında, Mahkemenin istemi üzerine 5271 sayılı CMK’nun 150/3. maddesi gereğince Baro tarafından sanığa savunman atandığı, Baro görevlendirme yazısında atanan savunmanın adresi “Divanyolu cad. ... sok. Sevilmiş Han No:4/17” olarak belirtildiği, her nasılsa gerekçeli karar aynı savunmanın iddiasına göre eski işyeri adresine gönderilip, bu adreste birlikte çalışan daimi işçisine 25.01.2007 tarihinde tebliğ edilip, 06.02.2007 günlü dilekçe ile temyiz edildiği anlaşılmışsa da; 7201 sayılı Tebligat Kanununun emredici hükümleri uyarınca tebligatın avukatın baro tarafından da bildirilen son adresine yapılması gerektiği, Mahkemece anılan savunman tarafından bildirilmeyen eski adresine yapılan tebligat usulsüz olup, usulsüz yapılan bu tebligat işlemi ile temyiz süresi işlemeye başlamayacağından, temyiz istemi süresinde kabul edilerek, Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2007 günlü 2006/189-108 sayılı temyiz isteminin reddi kararı kaldırılarak yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Adli Sicil kaydına göre, Çerkezköy Sulh Ceza Mahkemesinin 17.09.1999 günlü, 1998/6-1999/315 sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan 30.05.2001 tarihinde yerine getirilmiş hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, koşulları bulunduğu halde anılan Yasanın 81/2. maddesi ile uygulama yapılmaması ve aynı Yasanın 522. maddesinin son fıkrasına aykırı olarak anılan maddenin lehe hükümlerinden yararlandırılması, 2- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre, aynı Yasanın 142/1-b, 143, 35/2. maddelerindeki hırsızlık suçunu oluşturan eylem nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı, ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 18.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.