Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/21258 E. 2010/14300 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/21258
- Karar No
- 2010/14300
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Gerekçeli karar başlığına, hüküm tarihinin yanlış yazılması 2-Sanık yararına olan yasanın belirlenmesi sırasında, 765 sayılı Yasa uyarınca sanığa verilmesi gerekli ceza miktarı, uygulanacak yasa maddeleri, artırım ve indirim oranlarıyla birlikte denetime olanak verecek biçimde gösterilmeden, soyut olarak 5237 sayılı Yasanın sanık yararına olduğu kabul edilip, yazılı biçimde hüküm kurulması; 3-Kabule göre de; a-Yakınanın 200 Amerikan Doları çaldığı ikinci hırsızlık eyleminde yakalanmasından sonra, on gün önce yaptığı ilk hırsızlık eyleminde çaldığı 8600 Amerikan Dolarının 5300 ünü iade ettiğinin anlaşılması karşısında, yakınandan kısmi iade nedeniyle cezadan indirim yapılmasını kabul edip etmediği sorularak, sonucuna göre, 5237 sayılı Yasanın 168/1-4. maddesinin uygulanma olanağının değerlendirilmemesi; b-Sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğname gibi BOZULMASINA, 22.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.