Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/21256 E. 2010/15767 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/21256
- Karar No
- 2010/15767
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nin 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığa 765 sayılı TCY. uyarınca verilmesi gerekli sonuç ceza, eylemin anılan Yasada hangi suçu oluşturduğu, uygulanması gerekli yasa maddeleri artırım ve indirim oranlarıyla birlikte denetime olanak verecek biçimde gösterilmeden, soyut olarak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın sanık lehine olduğu kabul edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması; 2-Kabule göre; a)Olay yerine ilişkin her hangi bir görgü tespit tutanağının düzenlenmemiş olması, yakınanın 18.04.2005 günlü oturumda, büro kapısının “fuber plastikten” yapıldığını ve kırılarak açıldığını söylemesi, sanığın kapıyı kendine doğru çekmek suretiyle zorlayarak açtığını savunması karşısında; bir şeyin insanın kas kuvvetiyle kırılabilir olması onun sağlam olduğunu göstermeyeceği düşünülmeden, kapının yapısı ve kilit sistemi hakkında yeterli bilgi toplanmadan, yalnızca kapının kilitli olması ve bununda kırılarak açılması gerekçesiyle kapının muhkem olduğu ve iddianamedeki (765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesindeki) suçun oluştuğunun kabul edilmesi; b)Sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCY. sında hırsızlığın yanı sıra mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarını da oluşturduğu gözetilerek anılan suçlar dolayısıyla hüküm kurulmaması; c)Gecenin hukuksal olarak 5237 sayılı TCY.nın 6/1-e maddesine göre belirlenmesi gerektiği, buna göre güneşin batışından bir saat sonra ve doğuşundan bir saat öncesi arasında kalan zaman diliminin TCK anlamında gece olarak kabul edileceği düşünülmeden, sanığın hazırlık anlatımında, saat belirtmeksizin suçu geceleyin işlediği yönündeki soyut beyanı ile olayın oluş şeklinin suçun işlendiği zamanı belirleyebilmek için bir çıkarım yapmaya elverişli olmadığı gözetilmeden olay şeklinden, eylemin geceleyin işlendiği kabul edilerek, hırsızlıktan hükmolunan cezanın 5237 sayılı Yasanın 143/1. maddesiyle artırılması; d)5237 sayılı Yasanın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı Yasanın 522/1. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliğinin bulunmadığı, “değerin azlığı”nın 5237 sayılı Yasaya özgü, ayrı ve yeni bir kavram olduğu; bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma durumunda olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilip yasal ve yeterli gerekçeleri de gösterilerek uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda uygulama koşulları da bulunmadığı halde değer az kabul edilerek cezadan indirim yapılması e)5237 sayılı Yasanın sanık lehine kabul edilerek özgürlüğü bağlayıcı cezaya hükmolunması nedeniyle aynı yasanın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmolunmaması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğname gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine 13.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.