Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4827 E. 2025/14036 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4827
Karar No
2025/14036
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2162 Esas, 2024/907 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/59 Esas, 2023/381 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi ... parsel sayılı taşınmaz imar planında ''... alanı'' olarak ayrıldığından kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, husumetin kendilerine düşmediğini, uzlaşma bavşurusunun bulunmadığını, birim değerin fahiş hesaplandığını, davacıların kötüniyetli olduklarını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 92.712 m² alanlı taşınmazın 2003 onay tarihli uygulama imar planında "Sağlık Tesisleri Alanı (Bölge Hastanesi)" kullanımına ayrılmış iken, Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 07.02.2012 tarihli yazısı ile “taşınmazın çok paydaşlı oluşu, kamulaştırmada yaşanacak güçlükler dikkate alınarak sağlık alanından çıkartılarak vatandaşların kullanımına tahsis edilmesi ve İl Sağlık Müdürlüğü'nün ihtiyacı olmadığı" yönünde Sağlık Bakanlığından da olur alınmak suretiyle görüş bildirildiği, buna bağlı olarak ... Başkanlığınca yapılan 11.08.2015 onay tarihli ... planı değişikliği ile taşınmazın “özel sağlık tesis alanı” olarak yeniden düzenlendiği, bu plan doğrultusunda hazırlanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planını değişikliğinin ... Encümeni’nin 13.05.2016 tarihli ve 1013 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği ve taşınmazın uygulama imar planında "Özel Sağlık Tesisi Alanı " olarak belirlendiği, taşınmazın 21.03.2013 tarihli ve ... yevmiye ile tapuya tesciline esas ... nolu parselasyon planının Ankara 11.İdare Mahkemesinin 2021/715-2022/577 sayılı ilamı ile iptaline karar verildiği, taşınmazın "özel sağlık tesis alanı" olarak ayrılmasına yönelik 1/5000 ölçekli ... Planına ilişkin 2015/1535 sayılı kararı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının onayına ilişkin 2016/1013 sayılı kararın iptaline ilişkin açılan davanın reddine dair Ankara 14.İdare Mahkemesinin 2022/2357 Esas, 2023/1329 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5.İdari Dava Dairesinin 2023/1530 Esas, 2024/283 Karar sayılı kararı ile kaldırılarak dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği, taşınmazın en son ... Encümeninin 08.08.2023 tarihli ve 1089 sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli ... Planında "sağlık tesis alanı" olarak yeniden düzenlendiği; ancak buna uygun olarak hazırlanmış 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının bulunmadığı, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre taşınmaz üzerinde yapı ve tesis bulunmadığı, bu yönüyle fiilen el atma olgusunun gerçekleşmediği anlaşılmış ise de; uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açık olup, 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 11 inci maddesinin 1 inci fıkrasına eklenen cümlede dikkate alındığında açılacak bedel davasında adli yargı görevli olup davalı idare tarafından dava konusu taşınmazın imar plan tadilatıyla KOP parseli olmaktan çıkartıldığı ve maliklerin kullanımına bırakıldığı, sorumluluğun Sağlık Bakanlığına ait olduğu belirtilmiş ise de, öncesinde kamuya tahsisli olduğu gibi yapılan imar plan revizyonu sonucunda da taşınmazda hissedarların hisse oranı dikkate alındığında müstakil yapılaşmaya gidemeyecekleri, dava konusu taşınmazın kamuya özgülenme durumunun devam ettiği ve bu suretle de el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, ayrıca taşınmazın Sağlık Bakanlığının talebi üzerine imar revizyonuna tabi tutulduğu, taşınmazın alanı ve imar durumu da dikkate alındığında sorumluluğun ... Başkanlığına ait olduğunun kabulü gerektiği, zira Dairenin 2022/1436 Esas, 2023/1375 Karar sayılı, 2022/225 Esas, 2022/2250 Karar sayılı kararları bu doğrultuda olduğu gibi, Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2019/1610 Esas sayılı, 2023/8430 Esas, 2023/11839 Karar sayılı, 2023/4806 Esas, 2023/10904 Karar sayılı yerleşmiş kararlarının da bu yönde olduğu belirtilerek, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal mukayesesi yapılarak, emsaller ile dava konusu taşınmazın vergiye esas değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacılar paylarının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın son olarak ... Meclisinin 08.08.20 23... sayılı kararı ile onaylı 1/5000 ölçekli İmar Planı değişikliği ile kullanım kararının “Sağlık Alanı” olduğu husunu ilave edilmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3. Taşınmaz ... Mahallesinde bulunmasına rağmen, hüküm fıkrasında, ayrı ayrı olmak üzere mahallenin “...” ve “...” olarak belirtilmesi infaza tereddüt oluşturmakta olup bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan resen gözetilerek hükmün bozulması gerekir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,

2. Kamu düzeni gereğince temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının, (1) numaralı bendinin ikinci paragrafında yeralan “...” ve dördüncü paragrafında yer alan “Bağlıca” kelimelerinin çıkartılması, yerlerine ayrı ayrı olmak üzere “...” kelimesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4827, K. 2025/14036, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-4827-e-2025-14036-k-2cdf89e0e45b