Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1888 E. 2025/7003 K.
Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1888
- Karar No
- 2025/7003
- Karar Tarihi
- Konu
- Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3232 Esas, 2024/3200 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/400 Esas, 2022/162 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili, .... ilçesi, ... Mahallesi, 182 ada 71 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan B Blok Zemin Kat 3 numaralı ve B Blok Zemin+1 kat 1 numaralı bağımsız bölüm maliki olduğunu, davalıların kendi alan sınırlarını aşarak duvar yapmak suretiyle alanına tecavüz ettiğini, ortak kullanım alanı olan yolun bir kısmını ise beton döşeyerek, üzerini seramik ile kapladıklarını ve bir kısmını da bahçe yaptıklarını, ortak kullanım alanı olan yolu kendi kullanım alanlarına kattıklarını, davalılar tarafından yapılan bu beton zeminin altından elektrik ve su tesisatı geçtiğini, davalıların yaptıkları müdahalenin sıhhi tesisat projesine aykırı olduğu gibi aynı zamanda ortak kullanımda olan tesisata zarar verdiğini, davalılar kendi bağımsız bölümlerinde, projeye ve diğer tüm bağımsız bölümlerin mimarisine aykırı olarak balkonu ortak alana doğru genişlettiklerini, ara kata ek yapı ve merdiven yaparak katları birbirine bağladıklarını, kendi bağımsız bölümlerine 3. kat olarak ayrı bir bağımsız bölüm ilave ettiklerini, davalılar tarafından taşınmazın projeye ve ruhsata aykırı olarak neredeyse tamamen değiştirildiğini, yol kapı eşiği, çiçeklik yapılmak ve beton ile seramik zemin döşenmek suretiyle kendi alanlarına dâhil etiklerini belirterek mimari projeye aykırı tüm yerlerin eski hale getirilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; vaziyet planında davacıya ait olan binanın şekli ve konumunun vaziyet planına uygun olmadığı hâlde, vaziyet planına projeye ve ruhsata aykırı olarak davacı tarafından kaçak ilaveler yapıldığı gibi kendilerine ait bağımsız bölüm ile aradaki duvarın davacı tarafından kendilerine ait kullanım alanından geçildiğini, bu duvara davacı tarafından demir kapı yapılıp kilitlenmek ve kilidi sadece kendisinde olmak suretiyle krokide yolun devamı olarak gösterilen bölüme geçişin engellendiğini, projeye ve vaziyet planına aykırı olarak yolun bir bölümünün kapatıldığını ve bu bölüme geçiş engellenerek kendi kullanım alanında bırakıldığını, davacının ... Caddesindeki anayola geçiş yolu açtığını ve bu yoldan kendilerine istifade ettirmediğini, kendi yaptırdığı duvar ve kapıyı bahane ederek haklarında böyle bir dava açtığını, davalıların bağımsız bölümlerini sonradan satın aldıklarını, satın aldıktan sonra krokide mor olarak taralı bölümün bakımlı hale gelmesi ve pislikten kurtulması için kat maliklerinden bu konuda birlikte hareket etmeyi istediklerini, ancak kat maliklerinin hiçbir şekilde bu konuda olumlu hareket etmediklerini, ortak alana tecavüz eder şekilde herhangi bir ilavede bulunmadıklarını, sadece tadilat kabul edilebilecek, projeye aykırılık teşkil etmeyecek bazı tadilatlarda bulunduklarını, dava dilekçesine belirtilen merdivenlerin satın alındığında mevcut merdivenler olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ortak alandaki seramiklerin mezbeleliği ortadan kaldırmak, kullanımı kolaylaştırmak için yapıldığını, diğer kat maliklerinin bu durumdan şikayetçi olmadıklarını, davacının dava dilekçesinde dava konusu etmediği yerle ilgili karar verildiğini, projeye aykırı müdahalelerinin olmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların mimari projeye aykırı olarak ortak kullanım alanına duvar yaparak, ortak kullanım yol yerine beton döküp seramik kaplama yaparak müdahalede bulunduğu ve bunun eski hale getirilmesi talepli dava açıldığı, mimari proje, vaziyet planı, keşif ve bilirkişi incelemeleri karşısında son aldırılan 5. ek raporda açıkça gösterildiği üzere davalı tarafın ortak kullanım alanına duvar yaparak müdahalede bulunduğu ve ortak yol olarak kullanılan alanın bir kısmını beton döküp seramik kaplama yaparak müdahalede bulunduğu, davalı tarafca her ne kadar söz konusu imalatların kullanıma engel olmadığını ileri sürmüş ise de söz konusu imalatların projeye aykırı olarak yapıldığı belli olup imalatların yapılabilmesi yönünde yeterli nisap alınmadığı, bu hususta kat malikleri genel kurul kararı bulunduğunun da ileri sürülmediği belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.