Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/14134 E. 2025/10659 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14134
Karar No
2025/10659
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2587 Esas, 2024/1448 Karar KARAR: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/280 Esas, 2022/267 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 2238 parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığından kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın tamamına el atılmadığını, 86.55m²lik alanda, “... Bölgesi Müterafik İçmesuyu İnşaatı (4) İşi Bünyesinde ... ile ... Arasına Planlanan İsale Hattı” güzergahında bulunması nedeniyle kamulaştırılmanın söz konusu olduğunu, taşınmazın tamamı 615,00 m² olup, bunun dışında kalan 528,45 m²ye herhangi bir müdahalenin söz konusu olmadığını, davaya konu taşınmaza ilişkin kamulaştırma prosedürü başlamış olduğunu, bu kapsamda gelinen aşamada son olarak, malik davacı tarafın uzlaşma görüşmelerine davet edildiğini uzlaşma görüşmeleri başarıyla sonuçlanırsa davanın konusuz kalacağının açık olduğunu, uzlaşma görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanması ihtimalinde ise bu takdirde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesi uyarınca idarelerince bedel tespit ve tescil davası açılarak kamulaştırma işlemlerinin tamamlanması yoluna gidileceğini, izah olunan ve resen nazarı dikkate alınabilecek sebepler mucibince; davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile idare tarafından açılmış bulunan bedel tespit ve tescil davasının kesinleşmiş olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan davanın konusunun taşınmazın 86,55 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin belirlenmesine ilişkin olduğunu, kendileri tarafından açılan davanın ise davalı idarenin taşınmaza kamulaştırmasız fiilen el atması sonucu taşınmazın tamamının kullanılamaz hale gelmesi ve taşınmazın tamamına yönelen el atmadan kaynaklı tazminat talebi olduğunu, dolayısıyla taşınmazın tamamı hakkında bir kamulaştırma işlemi yapılmadığından, taşınmazın geri kalan kısmı yönünden fiili el atma olgusunun devam ettiğini, davanın bu yönden konusuz kalmadığını, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiği hâlde, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi gerekirken aleyhlerine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin belirlenmesi ve tescil istemli dava açıldığından, 86,55 m²lik kısım dışında değer kaybı olup olmadığı, davacının karşılanması gereken zararının bulunup bulunmadığı gibi hususların o davada ileri sürülüp değerlendirilmesi gerekeceği, Silivri 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/328 Esas sayılı davasında Mahkemenin hükmüne dayanak olan bilirkişi heyeti raporu incelendiğinde, kamulaştırılan kısım dışında krokide (C) harfi ile gösterilen 72,95 m²lik kısmın tam bedelinin, diğer kısımda ise %15 oranında değer kaybı meydana geldiği kabul edilerek hesaplanan değer kaybının kamulaştırma bedeline eklendiği, sözü edilen Mahkeme kararının davacı idare vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür bu nedenle davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedenleri yerinde değildir, ancak yargılama giderleri, harç ve vekâlet ücreti belirlenirken davanın açıldığı tarihte davacının dava açmakta haklı olup olmadığına bakılmalıdır. Dosyadaki bilgilerden dava açıldığı sırada eylemli olarak el atma gerçekleştiğinden davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmaktadır. İdarenin kamu yararı kararı aldıktan, bu karar Bakanlık 'oluru" ile kesinleştikten sonra 6 ay içerisinde bedel tesbiti davası açtığı gerekçesiyle, dava nedeniyle yapılan giderlerin davacı üzerinde bırakılması ve davacıya harç ve vekalet ücreti yüklenmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafça taşınmazın tamamı için dava açıldığından ve dava bir kısım alanlara istinaden konusuz kaldığından kamulaştırma sorumluluğu dışındaki alanlara ilişkin olarak davacı tarafın davasını açarken haklı olmadığının ortada olduğunu, bu nedenle konusuz kalan davada hüküm kurulurken 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ( 6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesi uyarınca yapılacak değerlendirmede bu hususun göz önünde bulundurulması ve buna uygun olarak kamulaştırma sorumluluğunda olmayıp davaya haksız olarak konu edilen kısımların taşınmazdaki payının yüksekliği karşısında davada davacı aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre yapılan değerlendirmede; iş bu davanın açılmasından sonra, açılmış bulanan bedel tespit ve tescil davasında kurulan kabul hükmünün kesinleşmiş olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurularak, dava tarihindeki haklılık durumu gözetilmek suretiyle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı idareden alınmasına karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/14134, K. 2025/10659, T. 07.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-14134-e-2025-10659-k-e3db68a8a05e