Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10099 E. 2025/3579 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10099
- Karar No
- 2025/3579
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/391 Esas, 2024/172 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki ecrimisil istemine ilişkin asıl dava ile kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ..., ... köyünde bulunan 165 ada 74 parsel sayılı taşınmazda müvekkillerinin hissedar olduğunu, söz konusu taşınmaza davalı idare tarafından el atıldığını, ancak bedelinin ödenmediğini, taşınmazın el atılan kısmına davalı idare tarafından Mersin Şehri İçme Kullanma Endüstri Su Tasfiye Yeri olarak kullanmak amacıyla el atıldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak tahsilini talep etmiştir. 2. Davacılar vekili birleştirilen dosyaya ilişkin dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından kamulaştırma işlemi yapılmadan fiilen el konulan Mersin ili, ..., ... Mahallesi 165 ada 74 parsel sayılı taşınmazın filen el konulan kısmının bedelinin davalı idareden tahsilini ve 11.03.2020– 17.11.2017 tarihleri arası belirlenecek ecrimisilin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; tazminat ve ecrimisil talep etme şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 01.07.2021 tarihli ve 2017/207 Esas, 2021/460 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacılar murisi ...'ın kamulaştırma tebligatının yapıldığı tarihte okur yazar olmadığı iddia edildiğinden, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 24 üncü maddesi uyarınca adı geçenin imza edecek kadar yazı bilip bilmediği hususunun kolluk vasıtasıyla araştırılıp taraflardan delilleri sorulmak suretiyle vakıa olarak incelenerek bankaya bloke edilmiş olan kamulaştırma bedelinin adı geçene ödenip ödenmediği de araştırılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, kamulaştırmasına karar verilen 2.500,00 m²lik bölüm ile bedel artırım davasına konu edilen 1.755,00 m²lik bölümün dava konusu taşınmaz ile aynı yere ilişkin olup olmadığı net olarak belirlenememiş olup Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/665 Esas, 1982/530 Karar sayılı tezyidi bedel dosyası getirtilip taşınmazın kamulaştırma planı ve istimlak haritası zemine uygulanıp bu dosyaya konu yer ile dava konusu 165 ada 74 parsel sayılı taşınmazın aynı yere ilişkin olup olmadığı kesin olarak tespit edilip bu hususların kroki üzerinde gösterilmesi için fen bilirkişisinden ek rapor alındıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinden dava konusu taşınmaza fiilen hangi tarihte el atıldığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin 13.06.2024 tarihli ve 2022/391 Esas, 2024/172 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. 2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, birleştirilen davada ecrimisilin reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Her ne kadar Dairemiz bozma kararında kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkin asıl davanın açıldığı 16.11.2017 tarihinden sonrası için ecrimisil istenemeyeceği gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden bahsedilmiş ise de yapılan incelemede asıl davada talebin yalnızca ecrimisil istemine ilişkin olduğu, birleştirilen davanın kamulaştırmasız el atma ve ecrimisil istemli olduğu anlaşıldığından birleştirilen davada ecrimisil talebi yönünden işin esasına girilmesi yerindedir. 3.Yapılan incelemede, kamulaştırma tarihindeki maliklere yapılan tebligatların usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından mahkemece işin esasına girilmesi yerinde olup arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değer biçilmesi yöntem itibari ile doğrudur. 4. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 5.Kamulaştırmasız el koyma nedeni ile tazminat istemine ilişkin birleştirilen davanın dava tarihi 11.03.2020 olup Mahkemece dava konusu taşınmaza bu tarih itibarıyla değerlendirme yapılması gerekirken taşınmazın belirlenen değerini 2024 yılına güncellemek suretiyle değer belirleyen bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda; dosya arasında bulunan dava konusu taşınmaza dava tarihi 11.03.2020 tarihi itibarıyla değer belirleyen 19.12.2023 tarihli ek rapor doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirir. 6. Asıl ve birleştirilen davaların kısmi dava olarak açıldığı ve bozma ilamı öncesi dava dilekçelerinde belirtilen talebin toplam 1.916.280.52 TL'ye ıslah edildiği anlaşılmış olup 6100 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca aynı davada ikinci kez ıslah ya da başka ad altında talep artırılması mümkün olmayıp fazlaya dair hakların ek dava açılmak suretiyle istenmesi gerekir. 7.Bu itibarla, kabule göre eldeki davada bozma öncesi ıslahla artırılan miktar üzerinden hüküm kurulması gerekirken bozma sonrası ikinci kez yapılan ıslah dilekçesindeki talep nazara alınarak fazlaya karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 8. Dava konusu taşınmaza 1983 yılından sonra el atıldığı anlaşıldığından kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararının BOZULMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.