Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/10027 E. 2026/6160 K. – Görevi Kötüye

Konu: Görevi Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2025/10027
Karar No
2026/6160
Karar Tarihi
Konu
Görevi Kötüye Kullanma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1853 Esas, 2025/493 Karar SUÇ : Görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2023 tarihli ve 2021/392 Esas, 2023/130 sayılı Kararı ile sanığın görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 257/1, 62/1 ve 51/1. maddeleri uyarınca 10 ay erteli hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 12.02.2025 tarihli ve 2023/1853 Esas, 2025/493 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı kanun) 223/2. maddesinin (e) ve (a) bentleri gereğince beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın yargılamaya konu icra dosyasında haricen tahsil ettiği tutarları bildirmediğine, icra dosyasını kapatmayarak katılan aleyhine fiili haciz işlemleri gerçekleştirdiğine ve katılanın mağduriyetine neden olduğuna, sanığın tarafınca imzalanan borcun ödendiği miktarı gösterir belgedeki imzayı yargılama aşamasında inkar ettiğine, imzanın sanık tarafından atıldığının bilirkişi raporu ile sabit olduğuna, mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ve sair hususlara yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen Bölge Adliye Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin Kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereği İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,27.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2025/10027, K. 2026/6160, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2025-10027-e-2026-6160-k-8d0af9e6a485