Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/624 E. 2025/5906 K. – Zincirleme Basit

Konu: Zincirleme Basit Zimmet

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2022/624
Karar No
2025/5906
Karar Tarihi
Konu
Zincirleme Basit Zimmet

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/243 Esas, 2020/1541 Karar SUÇ : Zincirleme basit zimmet HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşma isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi gereğince takdiren reddine, incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2019 tarihli ve 2019/285 Esas, 2019/606 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 43/1, 62/1, 53/1-5. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmolunmuştur. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/243 Esas, 2020/1541 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-c. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın zimmetine geçirdiği iddia edilen miktarın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmadığına, sanığın eyleminin kabul anlamına gelmemekle birlikte kullanma zimmeti olarak nitelendirilebileceğine, bu nedenle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayacağına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurularının hükmün düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/624, K. 2025/5906, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2022-624-e-2025-5906-k-379f0db4fedc