Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/8511 E. 2025/13274 K. – İcrai Davranışla
Konu: İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8511
- Karar No
- 2025/13274
- Karar Tarihi
- Konu
- İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/380 Esas, 2016/129 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Beraat (sanıklar ..., ... ve ... hakkında), mahkumiyet (diğer sanıklar hakkında) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının katılma ve hükümleri temyiz hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, temsilcisinin temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanıklar ... ve ... müdafiilerinin müvekkilleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine, sanık ...'ın hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Temyiz formu ve sanık ... müdafiinin 03.03.2016 tarihli dilekçesi nazara alındığında adı geçenin temyiz isteminin süresinde olduğu gözetilerek tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine dair düşünceye iştirak edilmemiştir. Sanıklara yüklenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 03.03.2006 ile inceleme günü arasında, soruşturma iznine ilişkin durma süreleri nazara alındığında dahi, ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.