Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/9757 E. 2025/17392 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9757
Karar No
2025/17392
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/741 E., 2025/16 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 11.04.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini 35.839,41 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır. III. BOZMADAN ÖNCEKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 07.05.20 15... /86 Esas-2015/135 Karar sayılı hükmü ile davanın kısmen kabulüyle 1.806,42 TL maluliyet zararı ve 3.719,00 TL yol gideri olmak üzere toplam 5.525,42 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin kararı süresi içinde davacı vekili, davalı ... mirasçıları vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 05.11.2018 gün, 2015/12788 Esas-2018/10046 Karar sayılı ilamıyla davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekili ve davalı ... mirasçıları vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilerek "... Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak maluliyet oranının tespiti bakımından alınan, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Başkanlığı'ın 08.02.2012 tarihli raporunda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranının % 28,2 olduğu yönünde görüş bildirilmiş; itiraz üzerine alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nin 17.08.2012 tarihli raporunda ise, maluliyet oranının % 15,2 olduğu belirtilmiş, mahkemece de bu rapor esas alınarak karar verilmiştir. Alınan iki rapor arasındaki açık çelişki dikkate alındığında, mahkemenin maluliyet hususunda yaptığı araştırma yetersizdir. Bu durumda mahkemece; kazayla ilgili olup davacının eksik kalan tedavi belgelerinin tamamı celbedilerek, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında, 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 15/a maddesinde verilen görev gereği, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan, çelişkilerin giderilmesi yönünde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda kusur durumu, davacının maluliyet oranı ve yapılan ödemeler sonucunda davacının maddi zararının karşılanmış olduğu gerekçesiyle tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine açılan davanın reddine, davacı tarafın maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 11.03.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Sosyal Güvenlik Kurumu haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tazminat hesabına esas alınacak maluliyet oranının %45 olması gerektiğini, bozma ilamı doğrultusunda alınan maluliyet raporunda davacının maluliyet oranının %45 olarak belirlendiğini, maluliyet raporunda belirlenen estetik zararlar için de güç kaybı tazminatının hesaplanması gerektiğini, tazminat raporunun eksik ve hatalı olduğunu, yapılan ödemelerin hesaplanan tazminattan hatalı şekilde indirildiğini, davacıya ilk yargılamada ödenen manevi tazminat miktarının bu yargılamada mahsup edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; maddi tazminatın hatalı ve yüksek hesaplandığını, yapılan ödemelerin yargılama gideri vekalet ücreti ve faiz yönünden de değerlendirilmesi gerektiğini, manevi tazminatın şartları oluşmadığı gibi yüksek takdir edildiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazası nedeniyle bedensel zarara dayalı maddi, manevi tazminat istemine ilişkindir. 1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davacının maluliyet oranındaki artış da dikkate alındığında manevi tazminatın takdirinde TBK'nun 56. (BK'nun 47.) maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre; davalı ... vekilinin ve davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacı vekili, davacının meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuştur. Davacıda kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik alınan 08.02.2012 tarihli raporda maluliyet oranı % 28,2 olarak belirlenmiş, itiraz üzerine alınan 17.08.2022 tarihli raporda ise, maluliyet oranının % 15,2 olduğu belirtilmiş, mahkemece de %15.2 maluliyet oranı üzerinden tazminata karar verilmiş, mahkemenin bu hükmü Yargıtayca, maluliyet raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiği yönünden davacı ve davalı ... mirasçıları lehine bozulmuştur. Bozma ilamı doğrultusunda alınan maluliyet raporunda "davacının ilgili ihtisas kurulunda muayene edildiği 24.09.2021 tarihi itibariyle %45.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 24.09.2021 tarihi öncesinde ilgili ihtisas kurulunun mütalaasındaki %15,2 oranının uygun olduğu," belirtilmiş, bunun üzerine mahkemece tazminata yönelik bilirkişiden ek rapor alınmış, bilirkişi ek raporunda davacının yargılama sırasında 09.11.2023 tarihinde vefat ettiğinden hesaplamanın ölüm tarihine kadar yapılacağı, 24.09.2021 tarihinden önce %15,2 ve 24.09.2021 tarihinden sonra %45 oranında malul kalan, 9 ay boyunca iş göremez olan davacı için toplam iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi giderinin, davalının kusuru %75 olarak hesaplandığında davacıya yapılan ödemelerin hesaplanan tazminattan fazla olması sebebi ile davacıların maddi tazminat talep edemeyeceği belirtilmiş, mahkemece de anılan rapor hükme esas alınarak maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Tazminat raporu denetime ve karar vermeye elverişli değildir. Raporda denetime elverişli olacak şekilde tabloya yer verilmediğinden hangi tarihler için hangi maluliyet oranının esas alındığı anlaşılamamakta, rapor bu haliyle denetlenememektedir. Buna göre mahkemece bilirkişiden 24.09.2021 tarihinden önceki dönem için %15,2 maluliyet oranı, 24.09.2021 tarihinden sonraki dönem için %45 maluliyet oranının esas alındığı, bilinen güncel asgari ücretlerin uygulandığı denetime elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Kabule göre de; davacının zararının yapılan ödemelerin altında kalmasının sebebi; davacının yargılama sırasında vefat etmesinden ve tazminat hesabının da varsayılan bakiye ömür yerine ölüm tarihine kadar yapılmasından kaynaklanmaktadır. Buna göre böyle bir durumda fazla talep yönünden karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken davanın reddi yönünde karar verilmesi doğru değildir. Yine bozma ilamında belirtildiği şekilde davacının bakıcı gideri talebi olmadığı halde tazminat hesabında bakıcı giderinin hesaplamaya dahil edilmesi de yerinde değildir. 3. Bozma ilamının neden ve şekline göre davalı ... vekilinin maddi tazminata ve yargılama gideri, vekalet ücreti ve faize yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 3. Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin belirtilen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ... Başkanlığına iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/9757, K. 2025/17392, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-9757-e-2025-17392-k-cbb53ee29d8c