Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/152 E. 2025/10104 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/152
- Karar No
- 2025/10104
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/614 E., 2024/612 K. Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılamasından dolayı yapılan yargılama sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile 5,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5,00 TL geçici bakıcı gideri ve 5,00 TL tedavi giderinin (hükme esas alınan hesaplama 30.018,60 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 6.471,00 TL bakıcı gideri ve 4.000,00 TL tedavi gideri) davalıdan tahsiline, sürekli iş göremezlik tazminatına yönelik usulden ret kararına yararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 16.04.2022 tarihli ve 31811 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu Maddesinin On İkinci ve On Beşinci Fıkralarında Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğ gereğince, tebliğin yürürlüğe girdiği 01.05.2022 tarihinden sonra Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan uyuşmazlık başvuruları bakımından geçerli olmak üzere; tebliğin 3/2. maddesi “Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan yüzyedi bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen hakem kararları için temyize gidilebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 40.489,6 TL olup başvuru tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. O halde İtiraz Hakem Heyeti kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davalı vekilinin temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. Katılma yolu ile temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlıdır ve ona tabidir. Asıl tarafın temyiz ettiği kararın temyizi kabil değilse (HMK m.362), karşı (kendi temyiz süresini geçirmiş olan taraf) taraf cevap dilekçesi (katılma yolu) ile hükmü temyiz edemez. Temyiz yoluna başvuranın temyiz talebi Yargıtay tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın temyiz talebi de reddedilir (HMK. m.366, 348/2). Davacı taraf kararın kendisine tebliği üzerine süresinde temyiz isteminde bulunmayıp davalının temyizine katılmak suretiyle temyiz dilekçesi vermiştir. Davalı vekilinin temyiz talebi miktardan reddedildiğinden usulüne uygun temyizin varlığından söz edilemeyeceğine göre, katılma yolu ile kararı temyiz eden davacı vekilinin de 6100 sayılı HMK’nın 348 inci maddesi gereğince temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.