Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/7974 E. 2025/4293 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7974
Karar No
2025/4293
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/372 D.İş-372 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 41.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru şartının gerçekleşmediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. BOZMADAN ÖNCEKİ YARGILAMA SÜRECİ Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiş, karara davacı vekili tarafından itiraz edilmiş, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazlarının reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İtiraz Hakem Heyeti kararının davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 08.12.2022 tarih, 2021/20328 esas, 2022/16549 karar sayılı bozma ilamıyla ".. Somut olayda; kaza sonucunda davacı dizinden ve lomberden yaralanmış ve oluşan araz nedeni ile malul kalmıştır. Davaya konu kaza ise, 28.09.2019 tarihinde gerçekleşmiş, maluliyet raporu kazadan itibaren bir sene geçmeden 03.07.2020 tarihinde düzenlenmiştir. Her ne kadar anılan bu raporun karara esas alınmaması isabetli ise de karar tarihi itibari ile bir yıllık bekleme süresinin dolduğu gözetilerek usulüne uygun rapor alınması için davacı tarafa süre verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamından sonra yargılama sonunda İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak davanın kabulüyle toplam 294.460,58 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderinin 01.10.2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur durumunun hatalı belirlendiğini, maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, tazminat hesabında davacıya yapılan ödemelerin dikkate alınmadığını, geçici iş göremezlik tazminatından ve tedavi giderinden sorumlu olmadıklarını, faiz başlangıcının maluliyet raporunun tebliğinden itibaren başlatılması gerektiğini, vekalet ücreti konusunda hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kaldığını iddia eden davacının uğradığı bedensel zarar nedeni ile tazminat talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, yargılama sırasında yapılan ödemelerin infazda nazara alınacak olmasına, kusur tespitine ilişkin bilirkişi raporunun karar vermeye elverişli olmasına, geçici iş göremezlik ve tedavi giderinin davalının sorumluluğu kapsamında kalmasına, faiz başlangıcının dava tarihi olarak esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, İtiraz Hakem Heyeti kararının davacı yararına vekalet ücretine ilişkin bendinde yer alan "46.169,09 TL" ibaresinin karardan tamamen çıkartılarak yerine “17.900,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/7974, K. 2025/4293, T. 13.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-7974-e-2025-4293-k-0bfc576caaef