Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2036 E. 2025/7858 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2036
- Karar No
- 2025/7858
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/33 D.İş - 2024/34 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde elektrikli bisiklet sürücüsü davacının yaralandığını ve % 5 oranında malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107. maddesi uyarınca 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 50,00 geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında bedel arttırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 224.435,20 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 9.043,20 TL'ye ve geçici bakıcı gideri talebini 4.521,60 TL'ye olmak üzere toplam talebini 238.000,00 TL'ye arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, davalı şirketin ancak sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti oranında sorumlu olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebi yönünden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, adli trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli ve % 100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunda, davacının % 5 maluliyet oranı, davalının % 100 kusur oranı, TRH 2010 Yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminat tutarının belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 224.435,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 9.043,20 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 4.521,60 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 238.000,00 TL maddi tazminatın 12.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut maluliyet raporu, kusur raporu, aktüer bilirkişi raporu ve hesaplamaların mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu, davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmamış olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, davalıya sigortalı araç sürücüne atfedilen kusur oranın fahiş olduğunu, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri yönünden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, geçici bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini ve davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı elektrikli bisiklet sürücüsünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, özellikle davacı tarafından davalı sigorta şirketine usul ve yasaya uygun başvuru yapılmış olmasına, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına, uzman doktor bilirkişi heyetinin düzenlediği raporla saptanan iyileşme süresine ilişkin geçici iş göremezlik zararından ve bakıcı giderinden doğan zararın trafik sigortasının teminatı kapsamında olmasına, davacının müterafik kusurlu sayılmasını gerektirir somut neden bulunmadığı gözetildiğinde bu nedenle tazminattan indirim yapılmayışında usulsüzlük görülmemesine ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; a-)Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan... Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 31.10.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası ''tibia kırığına bağlı diz eklem hareket kısıtlılığı'' nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı % 5 olarak hesaplanmıştır. Maluliyet raporunda olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanmıştır. Ancak raporu hazırlayan heyet teşekkülü usule uygun değildir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve içerisinde ortopedi ve travmatoloji uzmanının da bulunduğu üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümünden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz maluliyet raporu esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. b-) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyanın incelenmesinde; dava konusu kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında, sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53/b maddesinde yer alan ''sola dönüş kurallarına riayet etmemek'' kuralını ihlal ettiği, davacı elektrikli bisiklet sürücüsünün aynı Kanun'un 52/b maddesinde yer alan ''aracın hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak'' kuralını ihlal ettiğinin tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince adli trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda; davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli ve % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı elektrikli bisiklet sürücüsünün ise kural ihlalinin bulunmadığının belirlendiği, İtiraz Hakem Heyetince davalı sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda; İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı ve dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza dosyası da dosya arasına alınarak adli trafik bilirkişisinden alınan kusur raporundaki tespitler de dikkate alınarak, dosyanın uzman bilirkişi heyetine tevdii ile kaza tespit tutanağı, dosya kapsamında alınan kusur raporu ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Yukarıda 2 (a) ve (b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.