Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1997 E. 2025/7893 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1997
- Karar No
- 2025/7893
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2023/504-2023/573
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 04.06.2021 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucu bu araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralanıp sürekli iş göremezliğe uğradığını ve bakım ihtiyacının oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 3.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici bakıcı gideri ve 2.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 8.001,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 29.04.2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini, 357.731,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 14.129,50 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.577,50 TL tedavi ve geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 375.438,76 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, hatır taşıması yönünden indirim uygulanması ve davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının %9 oranındaki maluliyeti, 5 ay geçici iş göremezlik süresi, 1 ay bakım süresi üzerinden, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kabulü ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 357.731,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 14.129,50 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.577,50 TL tedavi ve geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 375.438,76 TL tazminatın 29.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğu, hesap ve kusur raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunduğu, ancak davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmayacak şekilde 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının itirazlarının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne, kararın düzeltilmesine ve davalının diğer itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hükme esas alınan aktüer raporunun denetime elverişli olmadığını, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, davalının geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri yönünden sorumluluğunun bulunmadığını, hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmiş olmasına, davacının müterafik kusuru bulunduğu iddiasının ispatlanamamasına, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; meydana gelen 04.06.2021 tarihli kaza nedeniyle kolluk görevlileri tarafından kaza tespit tutanağının düzenlendiği, buna göre davalıya sigortalı motosiklet sürücüsünün, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle kusurlu olduğunun tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince kusur raporu alınmadan davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabulüne göre tazminata karar verildiği, davalı tarafın itirazlarının İtiraz Hakem Heyetince reddedildiği anlaşılmaktadır. Olayın meydana geliş şekli, kaza tespit tutanağındaki kusur tayini ile bağlı kalınarak başkaca kusur araştırması yapılmaması, hakemce kusur bilirkişi raporu alınmaması gibi hususlar değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
3.2918 sayılı Kanun’un 87. maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Kanun’un 51. maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda, dosya kapsamına göre hatır taşıması yapıldığı anlaşılmakla davalının süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek 6098 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
1-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri istemine ilişkindir. Davacının yaralanıp malul kalması ile sonuçlanan kazayı yapan ve davalı tarafından zorunlu trafik sigortalı aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybedip ağaca çarpmasıyla tek taraflı kaza meydana gelmiştir. Olaya ilişkin kaza tespit tutanağında sürücünün hızını ayarlamamak nedeniyle kusurlu olduğu tespiti yapılmış ve başkaca kimseye kusur yüklenmemiştir. Davacı kazayı yapan sigortalı araçta yolcu konumunda olup kazanın meydana gelmesinde etken bir davranışının olmadığı, olayın oluş biçiminden ve dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Kaldı ki davalı taraf, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu kabulüne ilişkin verilen karara karşı yaptığı itirazda ve İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı başvurduğu temyizde kusura itiraz etmemiştir. Kazadaki kusur durumunun belirlenmesi, kamu düzenine ilişkin olmadığı gibi emredici kurallarla da ilgili değildir. Bu itibarla somut olay bakımından kusur raporu alınmasına gerek yoktur. 2-Diğer yandan, davalı vekili davacının hatır yolcusu olduğunu davaya cevabında ve itiraz dilekçesinde ileri sürmüş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından bu hususta herhangi bir araştırma yapılmaksızın olayda hatır taşıması olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı gerekçesiyle davalı yanın itirazı reddedilmiş, sayın çoğunluk tarafından olayda hatır taşıması bulunduğu gerekçesiyle tazminattan indirim yapılması gerektiğine karar verilmiştir. Olayda hatır taşıması bulunup bulunmadığının tespiti için gerekli verilerin yer alabileceği olaya ilişkin ceza soruşturma (dava) dosyası örneğinin dosya kapsamında olmadığı görülmüştür. Dosyada yeterli delil bulunmadığı da gözetilerek eksik kalan deliller toplandıktan ve gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra hatır taşımasının varlığının tartışılması için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasının hakkaniyete daha uygun olacağı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle; olayda hatır taşıması bulunup bulunmadığının tespitine yönelik araştırma bozması yapılması, yukarıdaki bentte açıklanan gerekçelerle kusur raporu alınmasına ilişkin bozmanın da yerinde olmadığı kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.