Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1059 E. 2024/5394 K.
Konu: Muvazaalı İşlemin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1059
- Karar No
- 2024/5394
- Karar Tarihi
- Konu
- Muvazaalı İşlemin İptali
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/521 E., 2023/215 K. HÜKÜM/KARAR : Konusu Kalmayan Dava Hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 12.02.2019 tarihli ve 2016/6419 Esas, 2019/5315 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemenin kararı davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılardan ...aleyhine boşanma davası açtığını, davalı ...'in müvekkilinden mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazı davalı ...'ya muvazaalı olarak devrettiğini belirterek, satışın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 22.12.2015 tarihli ve 2013/391 Esas, 2015/1208 Karar sayılı kararıyla; davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 12.02.2019 tarihli ve 2016/6419 Esas, 2019/5315 Karar sayılı ilâmı ile ;"...1. BK'nun 19. maddesine göre dava açılabilmesi için davacının İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasından farklı olarak davacının kesinleşmiş bir alacağının varlığı ön koşul değildir.Ancak davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olması için davalıdan bir alacağının olması gereklidir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, davacı ile davalı ...'in Bakırköy 2. Aile Mahkemesi'nin 2013/637 Esas 2014/124 Karar sayalı ilamı ile boşandıkları, boşanmada davacı lehine mali haklara hükmedilmediği, ayrıca Bakırköy 7.Aile Mahkemesinin 2015/497 Esas sayılı dosayasından davacı tarafından katkı payı alacağı davası açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, açılan katkı payı alacağı davasının da kesinleşen sonucu beklenerek, davacının toplam borcun, davalı ... adına kayıtlı olduğu iddia edilen taşınmaz değerlerinin karşılayıp karşılamayacağı değerlendirlerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. 2. BK'nun 19. maddesine dayalı olarak açılan davada, davacının amacı alacağını tahsil etmek olduğundan davanın kabulü halinde İİK'nun 283. maddesinin kıyasen uygulanarak tapunun iptali ve tesciline gerek olmadan alacak ve ferileri ile sınırlı olarak satış isteme yetkisi verilmesi gerekirken, bu hususun göz ardı edilerek red gerekçesi yapılmasıda isabetsizdir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan dairenin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacının alacağının borçlunun mal varlığı ile karşılanabileceği gerekçesi konusu kalamayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının davasının reddedilmesi ve yargılama giderlerinin davacı aleyhine yükletilmesi gerektiğini, taşınmazın satışında muvazaa olmadığını ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... ... temyiz dilekçesinde; taşınmazları dava tarihinden sonra satın aldığını bu nedenle sonradan sunulan delillerin mahkemece dikkate alınmaması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, BK'nun 19. maddesi gereğince açılmış muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi . 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça mümkün olmadığı, davalı ... ...'nın davadan sonra edindiği mallar nedeni ile davacının alacağını tahsil imkanına kavuşacağının yargılama sırasında gelişen durum nedeni ile oluştuğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... vekili ve davalı ...'nın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.