Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9270 E. 2025/4424 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9270
Karar No
2025/4424
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/450 D.İş, 2023/451 K. İtiraz Hakem Heyetinin asıl ve ek kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 28.02.2023 tarihli ve 32118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu Maddesinin On İkinci ve On Beşinci Fıkralarında Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ gereğince, tebliğin yürürlüğe girdiği 28.02.2023 tarihinden itibaren verilen itiraz hakem heyeti kararları bakımından geçerli olmak üzere; tebliğin 2. maddesi “...Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen hakem kararları için temyize gidilebilir...” şeklinde düzenlenmiştir. Dosyada Hakem Heyeti tarafından alınan 04.06.2023 tarihli hesap raporunda davacının zararı 258.102,09 TL olarak belirlenmiş, davacı vekili talebini 13.06.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle 236.000,00 TL'ye yükseltmiş ise de bilirkişi tarafından belirlenen ihtilaflı tutarın kesinlik sınırının üzerinde olduğu anlaşılmakla, İtiraz Hakem Heyetinin kararın kesin olduğuna ilişkin 02.08.2023 tarihli ek kararının kaldırılmasına, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulü ile esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.11.2014 tarihinde trafik sigortası bulunmayan aracın, davacının sevk ve idaresindeki araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak %8 oranında malul kaldığını, karşı aracın kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, davalıya 11.11.2022 tarihinde yapılan başvuruya cevap verilmediğini belirterek miktar ve maluliyet yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 8.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 13.06.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 236.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun şekilde yapılmayan başvurunun usulden reddi gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, başvuranın soruşturma dosyasında şikayetçi olmaması nedeniyle de başvurunun reddi gerektiğini, tek taraflı olarak temin edilen maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalının temerrüte düşmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile covid nedeniyle eklenen 95 günlük süre de nazara alındığında başvuru tarihi itibariyle zamanaşımının dolmadığı, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri esas alınarak hazırlandığı, hükme elverişli olduğu, dosyaya kazandırılan kusur raporunda davacı sürücü %25, karşı sürücü %75 oranında kusurlu bulunmuş olup raporun somut olaya uygun ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte bulunduğu, dosyada başvuranın zararın artmasına etki edecek kusurunun bulunduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılmadığı, hesap raporunda sürekli iş göremezlik tazminatının 258.102,09 TL olarak belirlendiği, başvuranın talebiyle bağlı olarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 236.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 25.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 7226 sayılı Kanun ile 13.03.2020 ile 15.06.2020 tarihleri arasında zamanaşımı süreleri durmuş olup zamanaşımı süresinin dolmadığı, uzlaşmaya dair herhangi bir belge sunulmadığı, hesap yönteminde hata bulunmadığı, başvurunun gerekli belgelerle yapıldığı, maluliyet raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, hesap raporunun denetime elverişli olduğu, dosya kapsamında SGK tarafından davacıya ödeme yapıldığını kanıtlar herhangi bir bilgi belge bulunmadığı, kusur raporunun denetime elverişli olduğu, dosya kapsamında başvuranın zararın artmasına etki edecek kusuru bulunduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığı, temerrüt tarihi ve türü yönünden itirazın yerinde olmadığı, tam vekalet ücretine ilişkin hükmün yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ihtilaf sınırı kesinlik sınırının üzerinde olup kararın temyiz incelemesine tabi olduğunu, komisyona aynı kaza nedeniyle 2022.E.485060 sayılı dosya ile geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri yönünden yapılan başvuru dosyasının birleştirilmesi gerektiğini, müvekkili kuruma eksik/geçersiz evrakla müracaat yapıldığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, 13.11.2024 tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğunu, soruşturma dosyasında başvurucu şikayetçi olmadığından başvurunun reddi gerektiğini, başvurucunun yeterli sürücü belgesi bulunmadığını, kusur oranı belirlenirken bu hususun dikkate alınmadığını, maluliyet raporunun yönetmelik hükümlerine ve mevzuata aykırı olduğunu, ayrıca rapordaki oranın fahiş olduğunu, kaza ile illiyet hususunun irdelenmediğini, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, hesaplamanın %1,8 teknik faize ve asgari ücrete göre yapılması gerektiğini, müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, kask ve koruyucu tertibat kullanılmadığını, SGK tarafından rücuya tabir gelir bağlanıp bağlanmadığının sorulmadığını, uzlaşma hususunun irdelenmediğini, davalının temerrüte düşmediğini, faiz ve yargılama giderine itiraz ettiklerini, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca aynı kaza için farklı başvurular yapan davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 13.11.2014 tarihinde ZMSS poliçesi bulunmayan aracın, davacının sevk ve idaresindeki araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücüsünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, başvurunun usulüne uygun olmasına, maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmesine, kaza sonucu oluşan maluliyet gözetildiğinde müterafik kusur indirimi yapılmamasında isabetsizlik görülmemesine, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı gereği yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması ve 2010 TRH Yaşam Tablosu %1,8 ve teknik uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden uygulanmasının mümkün olmamasına, kusur raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına, kazaya ilişkin bir şikayetin varlığını sürdürmesi ve soruşturmaya konu suçun uzlaşma kapsamı içinde olması halinde uzlaşma yoluna gidilebileceği ve kazaya ilişkin şikayet yokluğundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği de gözetilerek uzlaşma hususunun irdelenmediği yönündeki itirazın yerinde görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1.İtiraz Hakem Heyetinin 02.08.2023 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA, 2.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendinde yer alan "36.040,00" ibaresi çıkartılarak yerine "9.200,00" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9270, K. 2025/4424, T. 17.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-9270-e-2025-4424-k-0039decb6ea9