Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5191 E. 2024/6121 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5191
- Karar No
- 2024/6121
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/193 E., 2021/1086 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Zamanaşımı Nedeniyle Reddi Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar murisinin, kullandığı ihtiyaç kredisine teminat amacıyla davalı nezdinde uzun süreli hayat sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, poliçenin 2006 yılına ilişkin priminin tahsilatın yapıldığı banka hesabına yatırıldığını, poliçe vadesi içinde sigortalı murisin öldüğünü, davalıya yapılan başvuruya 2007 yılı taksidinin ödenmemesi nedeniyle poliçenin 31.07.2007'de iptal edildiği şeklinde cevap verildiğini, prim ödemelerinin yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı sigorta şirketi tarafından ödenmeyen 20.880,00 TL kredi bedelinin ölüm tarihinden işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.02.2016 tarihli ve 2012/1103 Esas, 2016/114 karar nolu kararı ile; davaya konu hayat sigortası poliçesine ait ikinci ve üçüncü yıl primlerinin ödenmemiş olması ve ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 1325 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmü karşısında davacıların sigorta bedelini davalıdan talep edemeyeceği gerekçesiyle, davacıların davasının reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 25.03.2021 tarihli ve 2020/13267 Esas, 2021/3265 Karar sayılı ilamı ile "Davacılar murisi ile davalı arasında toplamda 4 yıllık (uzun süreli) hayat sigorta poliçesinin imzalı olduğu, davalı adına acentesi olan Akbank Muğla Şubesi'nin poliçeyi düzenlediği, poliçe gereği ödenmesi gereken primlerin yıllık 68,33 TL olarak kararlaştırıldığı, prim vadelerinin her yılın Mart ayının 6. günü olduğu, poliçe ilk prim taksitinin ödendiği dosya kapsamıyla sabittir. Davalı sigortacı, 06.03.2007 vadeli prim taksitinin ödenmediği gerekçesiyle, 31.07.2007 tarihinde poliçeyi iptal ettiğini gerekçe göstererek ödeme yapmaktan imtina etmiş; mahkeme tarafından da davalının poliçe iptali gerekçesi yerinde bulunarak poliçenin yürürlükte olmadığı sonucuna varılmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar murisi ile davalı sigortacı arasındaki poliçenin tanzim tarihi ve ölüm rizikosunun gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 1297. maddesinde "Bir yıldan uzun süreli can sigortalarında, sigorta ettiren kimse, sigorta primini 1295. madde gereğince vermemiş veya prim tecil edilmiş yahut taksitlere bağlanmış olduğu halde işbu primi veya herhangi bir taksidi vadenin bitiminde ödememiş ise, sigortacı, kendisinin veya akid sıfatıyle hareket eden vekilinin yazı ile sigortacıya bildirilmiş son ikametgah veya meskenine resmi bir ihtarname veya taahhütlü mektup göndererek bir ay içinde söz konusu ücret veya taksidi ödemez ise sigortanın feshedilmiş olacağını ihtar eder. Bu sürenin bitiminde borç ödenmemiş ise sözleşme feshedilmiş olur" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; Davalı sigortacı tarafından, poliçe prim taksitinin ödenmesi konusunda davacılar murisi sigortalıya yapılmış yazılı bir ihtarın bulunmadığı,sigortalı murise davalı sigorta şirketi tarafından anılan şekle uygun ihtarda bulunulması gerekmektedir. Aksi yöndeki kabul, yukarıda ifade olunduğu üzere, ihtar yükümlülüğüne ilişkin mevzuat hükümlerinin konuluş amacını yok saymak anlamına gelecektir. Açıklanan maddi ve hukuksal olgulara göre; davalının, prim ödenmesi konusunda mevzuatın yüklediği şartlara uygun biçimde sigortalı murise ihtarda bulunmadığı; davalı sigortacının prim ödenmemesi nedenine dayanan poliçe iptalinin geçerli bir iptal olmadığı da dikkate alınarak davalının sorumluluğunun değerlendirilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Kabule göre; 1-Davalının zamanaşımı defisi yönünde olumlu ya da olumsuz karar verilmeksizin hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 2-TTK Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanununun 39. maddesi delaletiyle TTK'nın 1502. maddesinin gözetilip tartışılması da isabetli olmamıştır." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılamada, davalı tarafça yasal süresi içinde verilen cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu, bu kapsamda davalı tarafın zamanaşımı def' inin değerlendirilmesinde; davacılar murisinin 17.09.2008 tarihinde vefat ettiği ve hayat sigortası poliçesindeki rizikonun 6762 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde gerçekleşmiş olması sebebi ile olaya 6762 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, dolayısıyla uygulanması gereken 6762 sayılı Kanun’un 1268 inci maddesine göre “Sebepsiz yere ödenmiş bulunan primin veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları dahil sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler, iki yılda müruruzamana uğrar.”, aynı Kanun'un 1332 nci maddesinin son fıkrasına göre, "Sigortalı veya sigortadan faydalanan kimse, rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren beş gün içinde durumu sigortacıya bildirmeye mecburdur. Sigorta bedeli, bu beş günlük müddetin geçtiği tarihte muaccel olur." hükümlerinin bulunduğu, davacılar murisinin 17.09.2008 tarihinde vefat etmiş olmasına rağmen davanın 31.12.2012 tarihinde açıldığı dolayısıyla dava tarihine kadar 6762 sayılı Kanun'un 1268 inci maddesinde belirtilen zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gerekçesiyle davacılar tarafından açılan davanın rizikonun gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı Kanun'un 1268 inci maddesi hükümleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; ret kararında, 6762 sayılı Kanun’un 1268 inci maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığının gerekçe olarak gösterildiği, verilen kararı ve gerekçesini kabul etmenin mümkün olmadığı, nitekim TTK’nun 1268 inci maddesinde yer alan iki yıllık zamanaşımı süresi yanında Sigorta Murakabe Kanunun 19. maddesinde can sigortalarında ödenmesi gereken sigorta bedeli yönünden on yıllık bir sürenin daha getirildiği, bu hükme göre can sigortalarında ödenmesi gereken paralar, ödemeyi gerektiren tarihten yani muaccel ... geldiği tarihten itibaren on yıl içerisinde hak sahiplerince aranmamış ise bu paraların sigorta şirketlerince hak sahipleri adına ve Hazine Müsteşarlığı emrine olarak T.C. Merkez Bankasına tevdi edileceği, Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1420 nci (6762 sayılı Kanun'un 1268 inci) maddesi, Hayat Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaması, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.